• Dolar Alış / Satış: 3.778 / 3.785
  • Euro Alış / Satış: 4.637 / 4.645
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

2017 yılının ardından

26 Aralık 2017
2017 yılının ardından

UZUN zamandır her seneyi “inşallah bu yıldan daha iyi olur” diyerek yolcu ediyor ve yeni yıla da umutla bakmaya çalışıyoruz. Umut yoksa zaten yaşama sevinci de kalmıyor insanın içinde.

2016 yılında ülkemizde olanlar malum. 2017 yılı neyse ki bu yönden daha iyi bir yıldı. Ülke genelinde bir kıpırdanma ve iyileşme yılıydı adeta. İnşallah 2018 daha da iyi bir yıl olacak.

Sektörümüz açısından olumlu olan bence en önemli gelişme, Ankara Otobüs Terminali’nin (AŞTİ) taşınmaması için, ben ve arkadaşlarımın yönetimindeyken, derneğin açtığı davaların kazanılmasaydı.  2016 yılında ihalesi yapılan yeni terminal ve söz konusu arazi ile ilgili belediye meclisi kararları için biz bu davaları açmamış olsak ve ihale iptal edilmeseydi 2018 sonunda AŞTİ yoktu! Ve iddia ediyorum, bu davalar bizim yönetimimiz dışında kimse tarafından açılamazdı. Çünkü biz dernek yönetimi olarak her şeyi göze almıştık.

Şimdi yeni Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın Mustafa Tuna basınla yaptığı bir söyleşide, en çok merak edilen sorulardan olan AŞTİ’nin akıbeti sorulduğunda, böyle bir gündemi olmadığını ve AŞTİ’nin sadece bakıma ihtiyacı olduğunu söylemiştir. Bu durumda da 2019 yılında yerel yönetimler seçimine kadar da terminalin taşınması konusu rafa kalkmıştır. Peki, AŞTİ taşınmasın tamam ama her şey yolunda mı şehirlerarası ulaşım adına Ankara’da? Aslında belediyenin yeni terminal ihalesi ile birlikte iptal olan şehir giriş ve çıkışlarına indirme bindirme durakları yapılması zaruri. Bizim sektör olarak tren ve uçağın önüne geçmemiz ancak otobüse ulaşımı kolay ve ücretsiz yapmamızla olabilir.  Ayrıca şehiriçi ücretsiz yolcu servislerinin tek yönlü çalışması, yani yolcuyu AŞTİ’den dağıtıp geri AŞTİ’ye getirememesi de diğer bir sorun. Şehiriçinde yolcular için toplanma merkezlerine ihtiyaç var. Bu toplanma merkezlerinden AŞTİ’ye servis araçları boş döneceğine yolcu ile gelebilir.

Dolmuşçu ve taksici itiraz eder servislerin, AŞTİ’ye yolcu getirmesine diye düşünenler olabilir. 13 yıldır bizim zaten taşıdığımız yolcuyu onlara emanet etmiştik, sadece emanetimizi geri alıyoruz. Çünkü otobüs yolcusunun servis beklentisi budur. Onları terminalden şehrin dört bir yanına ve şehirden terminale taşımak gerekiyor. Böylelikle uçağa ve trene gitmek yerine insanlar otobüse gelecektir. İnsanların alışkanlık edinme süresi de göz önüne alınırsa, bizim şimdiden tren ve uçakla geç kalmış dahi olsak mücadele etmemiz gerekiyor.

 

Kaptan bulmak zorlaşmaya devam ediyor

2017 yılındaki bir diğer önemli gelişme, her sene azalan bireysel otobüsçünün bu sene de azalmaya hızlanarak etmesiydi. Artan maliyetler ve bireysel otobüsçünün hala firmalar tarafından boş dolu sefere gönderilmesi gün be gün sayısının azalmasına sebep oldu ve olmaya devam ediyor.  Öte yandan sevindirici bir gelişme olarak artan turizm faaliyetleri nedeni ile sektöre giren birçok turizm aracı yeniden turizme döndü. Şehirlerarası tarifeli yolcu taşıma yeniden eski otobüs adetlerine döndü.  2018 ve sonra ki yıllarda hepimizin yaşayacağı bir diğer önemli sorun da otobüs kaptanı ve kaptan muavini bulmak daha da zorlaşacak. Turizmin hareketlenmesi ile o sektöre alışan kaptanlar oraya döndü. Kaptan muavinlerinin bir yandan da ehliyet alarak, bu işi meslek haline getirmesi gerekiyor. Yoksa ileri de kaptan bulmak imkânsız hale gelecek.

 

Neden sıfır otobüs fiyatları

hâlâ euro fiyatlı?

Malum ülkemizde üretilen ve yurt dışından gelen otobüsler hala Euro Fiyatlı. Hadi ithal araçları anlıyorum ama neden ülkemizde üretmekle gurur duyulan bu araçların fiyatı Euro? Son dönemde döviz kuru sürekli yukarı yönde. Ancak fabrikalar aylar önce stoklarına giren parçalarla ve Türk Lirası işçilikle ürettiği araçları o günkü Euro kurundan satıyor. Oluşan karı düşünebiliyor musunuz?

Özellikle bu yıl otobüs satışları malum çok yavaştı. Bu durumda oluşan stok maliyeti kur etkisi ile daha çok kazanca neden oluyor.  Üreticiler ise bunu merkezleri ile yıl için oluşturdukları tahmini kurlara göre fiyatlama yaptığını o yüzden dolayı araçları Euro ile sattıklarını söylüyor.  Ancak ben yine de yurtdışında üretip, Türkiye’de satılan binek araçların fiyatı TL olabiliyorsa ve aylık zam veya indirim açıklanıyorsa, sıfır otobüslerin de bu şekilde olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ikinci el piyasası TL endeksli ilerliyor. Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Şimşek’in “Artık küçük ve orta işletmelere yabancı para cinsinden borçlanmayı yasaklıyoruz.” açıklamasından sonra zaten otobüs esnafı yabancı para ile kredi de alamayacak. Bu durumun göz önüne alınarak artık üreticilerin Türk Lirası ile otobüs satmasının zamanı geldi bence.

 

Yeni Yönetmelik

2017 yılında Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü görevine Sayın Saim İlçioğlu’nun gelmesi ile birlikte malum bir yönetmelik çalışması başta sektörümüzün talepleri ile başladı. Ancak neticelenmedi çünkü o kadar çok girişik bir yapı ki taşıma sektörü bir yeri düzeltiyim derken başka bir yerdeki paydaşlar konudan etkileniyor ve müdahale ederek yönetmeliğin çıkmasını geciktiriyorlar. Umarım 2018 de yönetmelik çıkar.

 

2018

2018’in ülkemizde sağlıklı, huzurlu, refah içinde geçmesini ve sektörümüzün de işin ehilleri ve eli taşın altında olanlar tarafından yönlendirildiği yıl olmasını dilerim.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Güle Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."