• Dolar Alış / Satış: 3.496 / 3.502
  • Euro Alış / Satış: 4.118 / 4.126
  • ISTANBUL:
  • Güneş: 06:15
  • Öğle: 13:14
  • İkindi: 16:57
  • Akşam: 20:00
  • Yatsı: 21:27
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

24 Nisan 2017

Parçalayıcı değil, bütünleyici olmalıyız

ÜLKEMİZ tarihi bir referandum geçirdi; çok olgun, olaysız bir referandum oldu. Referandum sonuçlarının ülkemiz, milletimiz için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Sistemin oylandığı bu referandum ile birlikte, hayatımızda çok şey değişecek. Sistemleri insanlar çalıştırır, önemli olan sistem değişiminin altını doldurmak ve doğru çalıştırmaktır. Sonucu hepimizin hazmetmesi lazım, bir şekilde altının da dolacağına  inanıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız, Türk ve dünya siyasi tarihinde önemli rol almıştır. Böyle bir süreçte siyaset yapmak kolay değil.

Çok bilinmeyenli bir denklemi çözmeye çalışıyorsunuz. ‘Amerika’ diyorsunuz Rusya karşı çıkıyor, ‘Rusya diyorsunuz’ Amerika karşı çıkıyor.

Ortadoğu’da oynanan oyunun denklemini çözmek lazım, çözmek için de güçlü bir lidere ihtiyaç var. Bugün Recep Tayyip Erdoğan var; bence Türkiye artık Recep Tayyip Erdoğan’ın alternatifi olan, onun yerini dolduracak siyasi liderleri çıkarması lazım. Türkiye’nin şu andaki sıkıntısı lider sıkıntısıdır. Diğer taraftan ülkemizde muhalefet sorunu da var. Bu sorunun çözümü için de lidere ihtiyaç var. Ayrıca CHP’nin kendi politikalarını gözden geçirmesi;  rejimi, Atatürk’ü, yargıyı malzeme yapmadan, bunların arkasına saklanarak değil, önüne geçerek siyaset yapması lazım.

Çünkü güçlü bir muhalefet, iktidara çekidüzen verecektir. ‘Sistemleri insanlar çalıştırır’ anlayışından yola çıkarak, önemli olan bundan sonraki süreçte CHP’nin tumumu olacak.

Referandum sonuçlarına itirazlar yapılıyor, yapılmaya da devam edilecek; sonuç alır almaz bunlar çok fazla önemli değil, önemli olan ise yeni sistemin altının doldurulmasında bütün partilerin ittifak sağlamasıdır. İşte CHP’nin bunun mücadelesini vermesi gerekiyor.

Bakın millet referandumda iktidara da muhalefete de mesajını verdi. İktidara ‘sen yetmedin’, muhalefete ise ‘sen de dikkatli ol’ dedi. Bu mesajı herkesin doğru okuması lazım.

Ben şahsen Türkiye açısından ‘inşallah altı dolacak’ diyorum. Sonuçta kimsenin kendi egosunu tatmin etmek için bir ülkenin kaderiyle oynamayacağına inanıyorum. Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız ve diğer siyasi partilerimizin olgunluk ve ortak akılla; yargının bağımsızlığını ve kuvvetler ayrılığını temel alan kanunların çıkarılması için adımlar atmaları gerekiyor.

Bu noktada partizanlıktan kaçınmak gerekiyor. Çünkü Türkiye’nin gelecekteki yönetim modelini ortaya koyan bu çalışmada; ‘ben tarafım, ben hayırcıyım’ deme hakkı yok. Gelecek nesillerimize güzel bir yönetim ve doğru bir model konumlamamız lazım. Tabii dünyada parlamenter sistemler var; ama Türkiye’deki parlamenter sistemin ne kadar yıpranmış olduğunu geçtiğimiz 50 yıl içerisinde ben tanık oldum yaşadım. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın, özellikle ‘vesayetler’ ile ilgili bütün duvarları yıktığını gördüm.

1994 yılında kendisi Belediye Başkanı iken, ‘Asker kışlaya gidecek, herkes işini yapacak’ demişti; işte lider kolay olunmuyor.

Ben referandumda yakalanan başarının Ak Parti’nin değil, sayın Erdoğan’ın başarısı olduğuna inanıyorum. Hiç kimse buradan kendi üzerine bir şey almasın; tabii ki Ak Parti kadrolarını taktir ediyorum, ama o kadroları oluşturan siyasi lider var, o da sayın Erdoğan’dır.

Biz inanıyoruz ki, sayın Erdoğan bu yetkileri aldığında yanlış kullanmayacak, parçalayıcı olmayacak, aksine bütünleyici olacaktır. İnancın ötesinde, bu hepimizin beklentisidir.

Sistemleri tartışmaya gerek yok, olan oldu biten bitti, bir yerlere gelindi; ama dediğim gibi herkesi kucaklayan bir siyasi anlayışla, Türkiye’yi şekillendirmemiz lazım.

Ortadoğu’da bir Kürt devleti kurmak için baskılar devam ediyor; bu baskılara boyun eğmemek, dik durmak gerekiyor. Bölgede oynanan orta oyunu sonlandırmak için, Türkiye’nin çok akıllı bir dış politika izlemesi lazım.

Avrupa Birliği bize lazım, Rusya bize lazım; burada en az lazım olan Amerika’dır. Ancak diğer taraftan tek kutuplu bir dünyada Amerika’yı da göz ardı edemeyiz. Zor bir coğrafyada yaşamanın bedelini ödüyor Türkiye… Avrupa’da, Türkiye’yi ötekileşmek, dışlamak gibi bir gayret var; buna da çanak tutmamamız lazım. Ben inanıyorum ki referandum sonrası Almanya, Hollanda ve diğer ülkelerle ilişkilerimizde yakınlaşma olacak. Ancak Türkiye’nin de bundan sonra mutlaka inşaat yapan bir ülke olmaktan çıkmalıdır. Tabii yollar yapılsın, köprüler, otoyollar yapılsın bunlara hiç kimse karşı değil; tarihi ve kültürel mirasımıza sahip çıkarak turizmi canlandırmalıyız, bilime ve eğitime daha fazla önem vererek teknoloji üreten bir ülke haline gelmeliyiz. Yani tarımı hayvancılığı bitmiş, sanayisi daralmış bir Türkiye yerine; dış politikadaki sorunlarını çözen, içeride de artık üreten bir ülke haline gelmemiz gerekiyor.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."