• Dolar Alış / Satış: 3.937 / 3.944
  • Euro Alış / Satış: 4.668 / 4.676
  • ISTANBUL:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Bu sıkıntılı dönemi, ‘Çözüm Üretme Süreci’ne dönüştürmemiz gerekiyor

14 Kasım 2016
Bu sıkıntılı dönemi, ‘Çözüm Üretme Süreci’ne dönüştürmemiz gerekiyor

SEKTÖRÜMÜZ sıkıntılı bir dönemden geçiyor; ancak biz bu süreci ‘çözüm üretme süreci’ olarak değerlendiriyoruz. Biz attığımız adımlarda sektörün paydaşlarını da yanımızda görmek istiyoruz. Özellikle kapasite kullanımı ve verimlilik konusundaki çalışmalarımız tam hızıyla sürüyor.

 

Bir araç muayeneden geçiyorsa yaş sınırı aranmaz

Geçen hafta, bu çözüm üretme süreci kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne gittik ve Muzaffer Hacımustafaoğlu bey ile turizm otobüslerinin yaş haddini konuştuk, değerlendirdik.

Otomotiv endüstrisinin çok güçlü olduğu ülkeler de dahil dünyanın hiçbir ülkesinde, muayeneden -TÜV’den- geçen araçlara yaş haddi uygulanmadığının altını çizdim. Çünkü vergisini ödediğiniz, sigortasını yaptırdığınız bir araç, TÜV’den de geçiyorsa bu o aracın ‘çalışabilir’ olduğuna işarettir.

Bu muayene belgeleri, ‘çalışma belgesi’ sayılır.

Bu perspektifte, ticari araçlara yaş engeli konulması doğru bir uygulama değildir.

Kendilerine bu görüşlerimizi ilettik.

Araç tüm fonksiyonlarını yerine getirebildiğini belgelediğine göre, yaşından ötürü değiştirmek, aracın sahibinin tercihinde olmalıdır.

Yapılacak düzenlemelerin artık bu perspektifte yapılması gerektiğini ilettik Muzaffer beye.

 

Tüm karar süreçlerinde yer almak istiyoruz

Hepsinden önemlisi bizim Muzaffer beyden talebimiz şu oldu:

Gerek sertifika, gerek yol kullanma kararlarında UKOME’lerin sektörün aleyhinde kararlar aldığını ve bunları düzeltme hususunda yaşadığımız zorluklar dolayısı ile, kararların oluşum süreçlerinde etkin olarak yer almak…

Oy kullanmak değil kastım, bu kararların oluşum süreçlerinde biz de bilgilendirilelim, en azından fikir beyan edelim.

Belediyelere, ‘bizim dediğimiz olacak’ şeklinde bir dayatma yapmak niyetinde değiliz.

Özetle, yanlış kararın düzeltilmesindense, kararın alınma sürecinde bulunmamızın daha faydalı olacağını kendilerine ifade ettik.

Kendileri de bu hususta, “biz herkesi çağırıyoruz, sizleri de çağırırız” şeklinde kucaklayıcı bir üslup kullandılar.

Bu anlamda şu an itibariyle en büyük anlayışı İBB’den gördüğümüzün de altını çizeyim.

Esasında bu durumun mevzuatla teminat altına alınması gerekiyor.

Çünkü halihazırda 4925 sayılı Taşıma Kanunu ile Yerel Yönetim Mevzuatı yer yer çelişiyor.

UKOME kararları alırken, bizim belge alma mecburiyetimizin gereği olan yaptırımları da bize uygulaması lazım.

Bakanlık belge veriyor, UKOME ‘çalışamazsın, bu yolu kullanamazsın’ diyor.

Örneğin, D2 belgeli araçlar uzun bir süre Sultanahmet Meydanı’ndan cezalı çıktılar.

Bütün bunlar düzenlenmesi gereken konulardır ve Muzaffer Bey’e de hepsini bir bir izah etmeye çalıştık.

 

Anadolu Otogarı’nın takipçisi olduğumuzu dile getirdik

Anadolu Otogarı’nın ihale süreçlerini daha yakından takip ettiğimizi ifade ettik. Ataşehir’deki bir terminalin eğer ille de 3. Köprü kullanılacaksa fonksiyonel olamayacağını sektöre çok sıkıntılar getireceğini anlattık.

Askıya alınması gerektiğini, 3.Köprü hakkındaki nihai karar verildikten sonra Ataşehir Terminali ile ilgili kararların alınmasının sektör ve vatandaşlarımız adına daha isabetli olacağını anlattık.

Kendileri de bizleri haklı buldular.

Ayrıntılı bir açıklama duymasak da bizimle aynı doğrultuda düşündüklerini yaptığımız toplantıda anladığımı da belirtmeliyim.

 

Ulaştırma Bölge Müdürlüğü ile çalıştayı konuştuk

Diğer bir girişimimiz ise Ulaştırma Bölge Müdürlüğü’ne yaptığımız ziyaret oldu. Bildiğiniz gibi gündemde bir çalıştay yapılması var.

Ulaştırma Bölge Müdürümüz sayın Cem Murat Yıldırım, bu konuda son derece aktif ve enerjik bir biçimde çalışıyor.

Sayın Yıldırım; sektörümüzün bölgesel sorunlarını çözüme kavuşturmak üzere bir çalıştay yapılması gerektiğini, sektörün de bu sayede sesini duyurabileceğini belirttiler.

Çalıştayın İTO bünyesinde bir yemekli toplantı şeklinde yapılabileceğini, sektör paydaşlarının bir araya gelip taleplerini iletebileceğini ifade ettik.

En ivedi şekilde bu çalıştayın da gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizdik.

Yolcu Taşımacılığı Şurası, en kısa sürede yapılmalıdır

Bir diğer konumuz da Türkiye’de ulaşım sektörlerinin entegrasyonu ile ilgili.

Biz şunu söylüyoruz; modlar arası entegrasyon, işletmeciliği kapsayacak şekilde olmalıdır.

Oysa taşıma sistemleri arasında dengeler sağa sola savrulup duruyor  ve gelişmeler maalesef karayolunun aleyhinde gelişiyor.

Karayolunda bir atıl kapasite birikti.

Bu atıl kapasitenin gereğini yapabilmek, kaynak israfını önlemek ve kapasite kullanımını verimli şekilde artırabilmek için mutlaka ve mutlaka bir ‘Yolcu Taşımacılığı Şurası’ yapılmalıdır.

Bu şurada sektörlerin talepleri, yolcu paylaşım esasları, kurallar, altyapı, işletme vs. gibi hususların gündeme gelmesi ve karara bağlanması lazımdır.

Türkiye bir turizm ülkesi olarak da, ulaşımda bir kimlik oluşturmalıdır.

Bu kimliğimizi tanımlayacak kararları da yapılacak şurada hep beraber almamız gerekmektedir.

Bu konuda tartışılacak hususlarımız var.

Örneğin havalimanlarından yolcu alma engellerimizin kaldırılması lazım.

Bunun yanında yarın demiryolu istasyonlarından yolcu almayla ilgili oluşacak sorunlarla ilgili de planlamalar yapılmalı.

Yani, taşıma sistemlerimizin işletme ve altyapı entegrasyonunun sağlanması, akıllı sistemlerin desteklenmesi benim nakarat halinde söylediğim bir türküdür.

Bu konuya, mutlaka ama mutlaka kulak verilmesi gerekiyor.

Ulaşımı insanlar için eziyet ve maliyet olmaktan çıkaracak tedbirler, entegre taşımacılığın gerektirdiği altyapılar ve bu altyapıların birbirine geçişlerinin kolaylaştırılması, zaman kayıplarının önlenmesi, ekonomik kayıpların önlenmesi insanlara hizmet eden anlayışın parçalarıdır.

 

3, köprü sektöre ağır yük getirmiştir; yük kaldırılmalıdır

Bir diğer meselemiz, 3.Köprü ile ilgilidir.

Bu konuda nihai karar, tabii ki Sayın Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımızındır.

Biz sorunumuzu onların huzuruna taşımak durumundayız. İlettikten sonra ise oturup değerlendirme yapacağız.

Bu konuda boğazı geçen tüm taşıtların, ‘ödemenin paydaşı’ olması doğru olandır.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü sektörümüze ‘ağır’ bir yük getirmiştir.

Daha fazla yol, daha fazla bedel, daha fazla zaman.

Dolayısı ile boğazı geçen tüm taşıtlar rahatlamış iken, biz daha uzağa gönderildik ve daha fazla bedel öder olduk. Adeta cezalandırıldık.

Halbuki, 3.Köprü’nün açılması, 1. Ve 2. Köprüleri kullanan taşıtların büyük bir zaman kazanmasına şans tanımıştır.

Elbet de bu zaman kazancının da bir ‘bedeli’ olmalıdır.

O halde, bir ‘boğaz geçiş ücreti’ prensibi ile, tarifeler zamlanarak yük tüm taşıtların omzuna eşit olarak bölünmelidir.

 

Müteahhitlere yapılacak ödeme uzun zamana yayılmalı

Köprüyle ilgili bir diğer önerimiz de, köprüleri yapan müteahhitlerimize yapılacak ödemelerin sürelere yayılması ve bununla köprü ve otoyol ücretlerinin aşağıya çekilmesi…

Biz bu mega yatırımların karşıtı değil, yandaşıyız.

Ama büyük bedellerin de karşıtıyız.

İnsanların haklarını aramayı bir sorumluluk olarak görmekteyiz, burada yanlış şeyler aramak beyhude olacaktır. Bizler kamusal işler yapıyoruz.

Çok ağır bedeller ödüyoruz; yüksek akaryakıt vergileri gibi. THY ve TCDD sürekli zarar etmekte, bütün bunların faturası dönüp dolaşıp otobüsçüye kesiliyor.

Halbuki görülmelidir ki, biz onların hem alternatifi hem de nihai tamamlayıcılarıyız.

Bu anlayışla beraber yapılacak düzenlemelerin sektörümüzün de vicdanında rahatlama oluşturacağını herkes bilmelidir.

3.Köprü ve Osmangazi Köprüsü’nün işletim süreleri daha da uzatılmalı; bedeller en azından otobüslerin özelinde ‘100 Liranın altına’ düşmelidir.

Bu rakamın altını çizdiğimi ifade ediyorum.

Köprüler, yollar hepsi insana hizmet için yapılıyor. Bunları eziyet ve maliyet haline çevirmenin gereği olmadığını düşünmekteyiz.

Ülke gündemi çok yoğun, sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda bir irade ortaya koyarlar ise, sayın Başbakanımızla birlikte bu konuda mutlak çözüme ulaşacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.

Bizim talebimiz adil bir taleptir, asla adil olmayan şeyleri talep etmedik, etmeyiz.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."