• Dolar Alış / Satış: 3.859 / 3.866
  • Euro Alış / Satış: 4.551 / 4.559
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ

27 Eylül 2016
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ

NE kadar anlamlı, ne kadar kutlu ve ne kadar değerli bir söz. Her söylenişinde içimizden bir parçayı koparıp alan, insana hüzünle gururu aynı anda yaşatan bir doluluğa sahip. Günümüzde bizim için sadece bir övünç kaynağı olması ve içerdiği manayı aslında pek koruyamamış olmak ise ziyadesiyle üzücü.

Çanakkale bugün hala geçilmez mi? Düşman askeri için öyle şüphesiz. Peki, ekonomik ve ticari birtakım anlaşmalarla aramıza sızan maskeli balo kahramanları için? Mesele aslında burada başlıyor. Konuyu siyasi açıdan ele almadan anlatmak zor, yine de siyasi boyutunu bir kenara bırakıp tamamen ticari boyutunu tartışmaktan yanayım.Biz her ne kadar kendimizi yerli sermaye avuntularıyla oyalasak da gerçekler aslında apaçık ortada. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu’nun yapım ve işletmesini üstlenen girişimin büyük ortağı Astaldi, Roma merkezli bir şirket. Aynı şirket ilginç bir şekilde Osman Gazi Köprüsü’nün yapım ve işletmesini üstlenen girişim içerisinde de bulunuyor. Osman Gazi Köprüsü’nü yapan şirket ise IHI, Tokyo merkezli bir şirket. Yani aslında Çanakkale çoktan geçilmiş, biz duruma alışamıyoruz. Kendi köprümüzü inşa edememek bir yana, kendi köprümüzü Japon’a inşaa ettirmek konusunda da problem yaşıyoruz. Hal böyle olunca İtalyan geliyor bizim köprümüzü Japon’a inşaa ettirip uzun yıllar cebimizdeki parayı alabileceği bir kaynak hazırlıyor kendine. Kendi ülkemizde kendi köprümüzden geçebilmek için İtalyanlara para ödüyoruz. Üstelik bu köprüyü hizmetimize sunmaları için onlara köprünün kullanımı ile ilgili taahhütte bulunuyoruz. Tam bir Deli Dumrul hikayesi.

Siyaset bu köşenin işi değil, şayet arada bir şakülün ayarını kaçırıp söylemleri siyasi boyuta taşırsak affola. Benim tek derdim, ta ilkokuldan beri bize öğretilen yerli malı değerini koruyabilmek. Türk’ün parası Türk’ün cebinde kalmalı ki, işler hepimiz için daha kolaylaşsın. Yavuz Sultan Selim ve Osman Gazi Köprülerini kullanan her araç sahibi şu an İtalyanların ceplerini doldurmak için seçilmiş birer kurban mahiyetinde. Böylesine büyük yatırımlar ülke bütçesini derinden etkiler ve bu durumda uygulanacak en doğru metodlardan birisi yap işlet devret modelidir. Bu konuda hepimiz hemfikiriz. Hemfikir olmadığımız kısım, bu köprüleri kullanıp kullanmamak konusunda vatandaş olarak inisiyatif sahibi olmayışımız ve toplumun özellikle karayolu taşımacılığıyla geçimini sağlamaya çalışan büyük bir kesiminin cebindeki parayı İtalyanlara vermeye zorlanıyor oluşu.

İzmit Körfezi ve İstanbul Boğazı sonrası sıranın Çanakkale Boğazı’na gelmesi, insana tekrar o tüyler ürperten cümleyi hatırlarıyor; Çanakkale geçilmez. Ve bu cümle ile farkediyoruz ki aslında Çanakkale, tam da şu anda, hem madden hem de manen, bir kez daha geçilmeye çalışılıyor. Yavuz Sultan Selim ve Orhan Gazi Köprülerinde yaşananlar Çanakkale 1915 Köprüsü’nde de yaşanacaksa, yine milli servetimizin yıllarca yabancı menşeili bir şirketin kasasına akacağı bir proje ile karşı karşıyaysak, bence bir durup düşünmekte fayda var. Sektör olarak biz düşünmeyi ve vakitlice hak aramayı pek sevmeyiz, bize yumurtanın kapıya dayandığı an umarsızca çırpınmak daha tatlı gelir. İyisi mi biz sektörün mensupları olarak değil de birer vatandaş olarak düşünelim. Milli servet, yerli malı, yerli sermaye gibi tamlamaları lugatımızda tekrar kullanabileceğimiz günlere erişmenin yollarını belki o zaman daha kolay bulabiliriz. Gittiğimiz yolun tek yol olmadığının farkına varabilirsek, o zaman doğru ile yanlış arasında daha kolay ayrım yapabiliriz. Hakkımız olanı korumak ve savunmak adına elde edeceğimiz ilk ve en önemli kazanım budur, sonrası çorap söküğü gibi gelir.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."