• Dolar Alış / Satış: 3.937 / 3.944
  • Euro Alış / Satış: 4.668 / 4.676
  • ISTANBUL:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

EFE TUR YÖNETİM KURULU BAŞKANI LEVENt BİRANT İLE GÜNDEMDEKİ KONULARI GÖRÜŞTÜK

2 Mayıs 2017
EFE TUR YÖNETİM KURULU BAŞKANI LEVENt BİRANT İLE GÜNDEMDEKİ KONULARI GÖRÜŞTÜK

SERVİS taşımacılığının yanı sıra şehirlerarası otobüsteki yükselişini de sürdüren Efe Tur’un vizyon sahibi Başkanı Levent Birant ile, sektörde öne çıkan konular hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik. Levent Birant’ın İstanbul’da yapılması gündeme gelen otogarlar ile ilgili açıklamalarını, geçen hafta detaylarıyla sizlere aktarmıştık. Yönetim Kurulu Başkanı Levent Birant’ın yönetmelik taslağı başta olmak üzere, gündeme dair ilgi uyandıracağına inandığımız açıklamalarını ise aşağıda yayınlıyoruz.

 

Sadece servis kamburunu kaldırın, sektör rahatlar

GÜLEGÜLE: Ulaştırma Bakanlığı, sektörden gelen talepleri de dikkate alarak yeni bir yönetmelik taslağı oluşturdu. Taslağı nasıl buldunuz? Olumlu veya olumsuz yanları neler?

 

BİRANT: Öncelikle şunu vurgulamam gerek; Ulaştırma Bakanlığı gerçekten de güzel bir çalışma yapmış. En azından fikirlerimizin sorulması bile çok önemli. Taslağı inceledik; konuyla ilgili fikir ve görüşlerimizi hazırladık; bunu önümüzdeki günlerde Ulaştırma Bakanlığı’na sunacağız. Bu taslak, iliçi taşımaları da kapsadığı için bu konuda da önerilerimiz var. Karayolu yönetmeliğinin bu şekilde derlenip toparlanacağını düşünüyoruz.

Pratikte ise düzenlenmesi gereken yerler vardı; bunların düzeltilmesi çok iyi olacaktır. Örneğin; bir tarafına dokunuyorsun şehirlerarası taşımacılar rahatsız oluyor, diğer tarafına dokunuyorsun D2’ciler rahatsız oluyor. Bir de otomobil ile yapılan A belgeli işler var; bunun yanında yapılamayan işler var; böyle olunca da bazı şeyler tanımsız kalıyor. İstanbul’da şuan 4 bin tane Vito, Caravelle dediğimiz ufak 8+1 araçlar var. Bir gün yönetmelik değişti ve bu arabaların hepsi çöp oldu. Ertesi gün gidip bu araçları kanuna uygun hale getirmeye çalıştık. Realitede bu araçlar yine çalışıyor. Dolayısıyla düzenleme yapılırken, bunlarında tanım içerisine alınması gerekiyor.

‘Süper belge’ de dediğimiz tek belge ile tüm işlerin yapılabilmesi önemli bir değişiklik. Çünkü kapsamlı çalışan firmalar açısından farklı belgeler için farklı araç tutulması ve bu araçların farklı alanda kullanılamaması durumu oluyordu. Dolayısıyla bu belge bu noktada çok yardımcı olacak, verimliliği artıracaktır. Onun yanında özmallar ile ilgili düzenlemeler var. Bire iki, bire üçe çıkarılıyor; bu da iyi bir şey.

Daha önce her hat için ilave koltuk kapasitesi gerekiyordu; yeni taslakta bu kriter tam netleştirilmemiş, bunun da netleştirilmesi gerekir. Bana göre; sektörü korumak adına alt sınır getirilmelidir. Bakanlığı zorladık, ‘taban koyalım’ diye; çünkü sektörde yıkıcı bir rekabet var. Öyle ki rekabetin hızına kapılıp, kendi varlıklarını yok edecek hale gelebiliyorlar. Mutlaka bir alt sınır olmalı ve üzerinde dinamik bir fiyatlandırma bulunmalıdır. Terminal ve ara durak tanımlamaları vardı. Taslakta ara durakların da ‘terminal’ vasfına getirilmesi ön görülüyor; bu otobüsçüye maliyet olarak döner.

Tanımlamalar birbirine çok karışıyor. Örneğin turizm amacıyla yapılan şoförlü araç kiralama ve limuzin hizmetleri, tam olarak tanımlanmamış ve yetki belgesi altına alınmamıştır. Bu durum belediye tarafından da düzenlenmemiş, ortada kalan bir iştir. Oysa bu taşıma realitede yapılan bir iştir. Yönetmelik hazırlanırken bu konunun da düzenlenmesi önemli olacaktır. Bu arada taşıt kartını 98 liraya alıyorduk. Taslak değişince, bunda da bir fiyat artışı söz konusu olacak. Firmalar zaten ciddi yükler altında; bu konu firmalara ciddi bir maliyet oluşturacaktır. Genel hatları ile yönetmeliğin düzenlenmesi konusundaki görüşlerimizi bakanlığa ulaştıracağız.

 

GÜLEGÜLE: Sigorta konusunda getirilen tavan fiyat uygulamasının size etkileri neler olacak?

 

BİRANT: Bu tarifenin serbest bırakılmasından sonra 2 sene geçti ve bu 2 senedir sigorta şirketleri haklı olabilirler; ancak her yerde olduğu gibi dürüst tüccar cezalandırıldı. O tarifeleri ödemek zorunda kaldık. Yeni çıkan tarifeleri olumlu karşılıyoruz; çünkü artık sigorta şirketlerinin insafına kalmıyor. Öyle bir duruma geldik ki; firma bir otobüsü çalıştırıp, yüzde 95’ini masraflara dağıttıktan sonra kendisine yüzde 5 kalıyorsa, o otobüs iyi iş yapmış oluyor.

 

GÜLEGÜLE: Ülke olarak sıkıntılı dönemlerden geçtik ve bu durum sektörü çok fazla etkiledi. Önümüzdeki sezon adına beklentileriniz ne yönde?

 

BİRANT: Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. Burada olan her şey bizi etkiliyor. Her ne kadar özel şirketler olsak da, yaptığımız iş bir kamu işidir. 2015 yılında iki seçim atlattık ve 2016 yılına ‘yaşadığımız kayıpları gideririz’ umuduyla baktık. Fakat 2016’da 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle, uzun yıllardır yaşamadığımız olumsuzlukları yaşadık. Tam ramazan bitti ve okullar tatil oldu, sezon giriş yaptı derken darbe girişimi oldu. 2016 yılı bizim için kayıp yıl oldu. Tüm yaptığımız yatırımlar altüst oldu.

2017 senesi için umutlu olmak istiyoruz. Uzun süre gündeme oturan referandumu bitirdik. Umuyoruz çıkan sonuç milletimizin beklentilerine cevap olur. Bizim de beklentilerimiz var; tabii ki bunlara cevap gelmesini diliyoruz. Referandum sonrası herkesin ticarete ekonomik gelişime odaklanması gerekiyor.

Ben, 2017 sezonunun sektör açısından daha iyi geçeceğini düşünüyorum. Ramazan biraz geri geldi, bu durum ister istemez sezonu biraz daha hareketli kılacaktır. Bu arada emekliler ve belli bir geliri olanlar için seyahat planlaması var. Bu proje gerekli ilgiyi görürse bize katkısı olacaktır.

Şirket olarak planlarımıza gelirsek: Belli hatlar açıp, mevcut araçlarımızda ise hizmet kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarımız olacak. Otogar durumunun netleşmemesi ve 3. Köprünün kullanılıyor olması ciddi maliyetler yarattı.

Buna alternatif olarak Harem kalkışlı Ankara seferleri başlattık; ki bundan son derece olumlu sonuçlar aldık. Bana göre önümüzdeki dönemlerde planlamalar, Anadolu ve Avrupa yakası kalkışlı olarak ikiye ayrılacaktır. Maliyetlerimizi bu şekilde kontrol altında tutabileceğimizi düşünüyorum.

 

GÜLEGÜLE: Bu sene otobüs yatırımı yapmayı düşünüyor musunuz?

 

BİRANT: Filomuzda yenilenmesi gerektiğini düşündüğümüz 20-25 aracımız var. Bu konuyla ilgili üreticilerle görüşmelerimiz devam ediyor. Aynı zamanda piyasa ve kurları da takip ediyoruz.

 

GÜLEGÜLE: Ulaştırma Bakanlığı’nın önemli projeleri arasında Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattının Avrupa yakasına ulaştırılması var. Otogarın da Işıklar bölgesine gittiğini var sayarsak, bu durum sektörü etkiler mi; etkilerse ne kadar?

BİRANT: Projenin teorik olarak karayolu yolcu taşımacılarını etkileyeceğini söyleyebiliriz. Tamam bu trenin Marmaray ile bağlantısı olacak; ama olumsuzluğun trenin sıklığına göre değişeceğini düşünüyorum. Diğer taraftan ülkemizde yolcu istikrarı da var. Sayı her geçen yıl daha da artıyor. Şunu söylemek istiyorum; bu ülkede trene de, otobüse de, uçağa da, gemiye de yetecek kadar yolcu var. Bu noktada ön planda olacak şey ise, kimin işini daha iyi yaptığı olacaktır. Müşteri memnuniyetini daha fazla sağlayan ön plana çıkabilecektir. Tren yolculuğu için arz artacaktır, ancak otobüsünde belli bir yolcu kitlesi var.

Tren yolculuğu, belli maliyetler gerektiren bir yolculuktur. Bizim üzerimizden maliyetlere örnek vermek gerekirse; biz bugün Ankara’ya 70 TL’ye gidiyoruz; inanın sadece servis maliyetlerini kaldırın 40 liraya bile taşıyabilir daha çok kazanabiliriz. Bir bilet üzerinde çok maliyet var. Biz otobüsçüler bir olup servis maliyetlerini anormal maliyet olmaktan çıkarıp, ortak servis kullanımına geçip maliyetleri aşağıya çekersek, trenle rekabet edebilecek hale geliriz. Dikkat ettiyseniz Almanya başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde otobüs yolculuğu giderek artıyor.

 

GÜLEGÜLE: 2+1 eğilimi öne çıkmaya devam ediyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

 

BİRANT: 2+1’den para kazanılamayacak bir noktaya doğru gidiyoruz. Bu iş de ‘Bir deli attı taşı kuyuya 40 akıllı çıkaramıyor’ gibi oldu. Aynı maliyete katlanarak 46 yolcu yerine 37 yolcu taşıyorsunuz. 2+1’in daha fazla büyüyeceğini düşünmüyorum. Yüksek sezonda 2+2 kullanılacağını düşünüyorum.

 

GÜLEGÜLE: Son olarak; federasyon ve derneklerin sektör adına bir takım çalışmaları söz konusu. Bu işin yatırımcısı olan patronlara büyük sorumluluk düştüğü sık sık dile getirilir. Sizce bu nasıl sağlanabilir? Ya da sağlanabilir mi?

 

BİRANT: Sektör, geçmiş dönemlerde çok başarılı yöneticiler de çıkardı. Dolayısıyla hem yatırımcı hem bu işin ortak paydasını sağlayan başarılı yatırımcıların biraraya gelmesini istiyorum. Mevcut dernek ve federasyonların faydalı çalışmaları da oluyor; fakat zaman zaman çok kısır bir döngü içerisinde kaldıklarını görüyorum. Yapılan çalışmalar bakanlığa ve belediyeye yansımıyor. Bu dillendirilmese de, kapalı kapılar ardında bu işlerin bu şekilde yürümediği konusunda herkesin ortak bir fikri var.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."