• Dolar Alış / Satış: 3.953 / 3.96
  • Euro Alış / Satış: 4.638 / 4.646
  • ISTANBUL:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

ELEKTROBÜS

9 Ağustos 2016
ELEKTROBÜS

ASLINDA bu konuyu daha önce birkaç kez dile getirmiştim. Gariptir, bugüne kadar, ne üretici ne tüketici bazında herhangi bir tepki oluşturmayı başaramadım. Yine de, farkındalık oluşturmak adına, yılmadan yorulmadan tekrar etmeye devam edeceğim.

Teknoloji her geçen gün hızla ilerliyor. Buna bağlı olarak biz tüketiciler de her gün yeni bir ürünle karşılaşıyoruz. Bu süreç tüm sektörlerde aynı seyrederken nispeten daha durağan bir sektör mevcut, tahmin edileceği üzere, sektörümüz. Bizler sektörce verilenle yetinmeye alıştığımız için bu durumu pek garipsemiyoruz sanırım. Açıkçası aklıma başka bir sebep de gelmiyor. Konuya gelirsek, asıl mesele bizlerin de ziyadesiyle haşır neşir olduğu otomotiv sektöründeki teknolojik gelişmeler ve bu gelişmelerin yine bizlere hitap eden ürünlere yansıma oranı.

Sektör olarak en büyük yakınmamız gelir gider dengesini oluşturacak kadar kazanamıyor oluşumuz. Gelirleri artırma ihtimali az da olsa mevcut, fakat bu döngüden çıkabilmenin en kolay yolu giderleri kısmak şüphesiz. Sektörümüzde, bahsi geçen giderler içerisinde en büyük paya sahip olanı akaryakıt. Dolayısıyla sektörümüzün daha uzun süre kesintisiz hizmet verebilmesi için aşılması gereken en büyük engel akaryakıt maliyeti. Bunu yapmanın birtakım yolları mevcut, akaryakıtta devlet teşviki ve vergi indirimi gibi, lakin bu yollarla sonuca ulaşmak öyle kolay değil. Akaryakıt fiyatlarının global bir endeks ile belirleniyor oluşu ve ülkemizde belli vergi dilimlerinde yapılacak milimetrik oynamaların devlet bütçesini derinden yaralama ihtimali gibi birtakım ufak pürüzler var bu yolda.

Peki, bunun başka bir yolu yok mu? Var elbette, esas konu da bu zaten. Üreticilerin bu kanayan yaraya bir merhem sürme imkânları var ve artık o imkânı kullanmaları lazım. Otomotiv sektöründeki teknolojik gelişmeler demiştik ya az önce, işte benim esas derdim burada başlıyor. Otomotiv sektörü öylesine hızlı bir teknolojik ilerleme kaydediyor ki, bu gelişmelerin onda birini bile şehirlerarası otobüs üretiminde kullanmıyor oluşları şaşırtıcı. Şehirlerarası ibaresini özellikle kullanıyorum çünkü hemen hemen aynı platformda üretilmelerine ve aynı altyapıyı taşıyor olmalarına rağmen, şehir içi yolcu taşımacılığında kullanılan otobüslere uygulanan birçok yeni teknoloji ürününün şehirlerarası otobüslerde kullanılmıyor oluşuna özellikle dikkat çekmek istiyorum. Şehir içi toplu ulaşımda kullanılan otobüslerde kullanılan yakıt teknolojileri örneğin, hemen hiçbirini şehirlerarası otobüslerde görmek mümkün değil. Üreticilerin bu teknolojileri şehirlerarası otobüslerde kullanmıyor oluşlarının teknolojik ve sistematik birtakım sebepleri ve açıklamaları olabilir olmasına, ama bu sebeplerin üstesinden gelinemeyeceğini kimse söylemesin bana. Bence ortadaki en geçerli sebep, bu konuda ciddi bir talep olmayışıdır. Zira şehir içi otobüslerde ve kamyonlarda kullanılan elektrikli motorların şehirlerarası otobüslerde kullanılmayışına başka bir izah bulmak biraz zor. Aynı şekilde, şehir içi otobüslerde kullanılan LPG ve CNG gibi alternatif yakıtlarla çalışan yanma sistemlerinin şehirlerarası otobüslerde kullanılmıyor oluşuna da mantıklı bir sebep bulmak zor. Haliyle tek mantıklı sebep var ortada, talepsizlik ya da başka bir deyişle talep yetersizliği. Ekonominin temel unsurlarından biri arz talep dengesidir. Üretici şirketlerin üretim bantlarını oluştururken göz önünde bulundurdukları en geçerli prensiplerden biri de budur.

Eğer bizler otobüsçülüğü tekrar kazanç sağlayan bir meslek haline getirmek istiyorsak, farklı yakıt alternatifleri ve yeni teknoloji motorların müşterisi olduğumuz araçlara da uygulanmasını üreticilerden talep etmeliyiz.

Bu şekilde üreticiler de oluşan talebe cevap verme zorunluluğu hissederler ve yakın tarihte elektrikle çalışan otobüsleri şehirlerarası yollarda görme imkânına sahip olabiliriz. Öte yandan, örgütlü taleplerin bireysel taleplerden daha etkili olacağını da unutmamak gerek.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."