• Dolar Alış / Satış: 3.518 / 3.524
  • Euro Alış / Satış: 4.125 / 4.132
  • ISTANBUL:
  • Güneş: 06:10
  • Öğle: 13:15
  • İkindi: 17:01
  • Akşam: 20:07
  • Yatsı: 21:36
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

GRAMER ÂLİMİ İLE GEMİCİ

12 Aralık 2016
GRAMER ÂLİMİ İLE GEMİCİ

“Bir gramer âlimi, gemiye binmişti. O kendini beğenmiş âlim, yüzünü gemiciye dönüp, ‘Sen hiç gramer okudun mu?’ dedi. Gemici hayır deyince dedi ki: ‘Yarı ömrün hiçe gitti.’ Gemici bu söze kızdı, gönlü kırıldı. Fakat susup derhal cevap vermedi. Derken rüzgar gemiyi bir girdaba düşürdü. Gemici, o gramer âlimine yüksek sesle sordu: ‘Yüzmeyi bilir misin, söyle!’ O da bilmem deyince; ‘Hoca, bütün ömrün hiçe gitti. Çünkü gemi girdapta batacak. İyi bil burada mahiv bilgisi lazım, nahiv bilgisi değil.”

Ölümünün 743. yılında, Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretlerini, Mesnevi’den alıntı bu kısa hikâye ile anmış olalım. Bu vesile ile, kıssadan hisse, dersimizi çıkarmayı da unutmayalım.

Unutmayalım ki; ekibi ne kadar kuvvetli olursa olsun, gemiyi kurtaran kaptandır. İşinde hünerli, becerisi yüksek, ilim sahibi bir kaptan tarafından yönetilmeyen gemi en küçük rüzgârda batmaya mahkûmdur.Sektörümüz, tam da bu sebepten, her geçen gün geriye gitmekte ve her gündoğumuna yeni bir tehlikeyle birlikte uyanmaktadır.

İlim sahibi olmak, âlim olmak, elbette önemli ve toplumsal saygınlık kazandıran bir özellik. Lâkin daha da önemli olan, ilmi doğru kullanabilmek. Gerçek ilim, yerinde kullanılan ilimdir. Amacına uygun kullanılmayan, herhangi bir amaca hizmet etmeyen ilim ise faydasız ilimdir. Önemli olan ilim sahibi olmak değil, o ilmi faydalı hale getirmektir. Bulunduğu konum için gerekli ilme sahip değilse, kişinin hangi ilme sahip olduğu önemini yitirir. Bu kişi ne kadar büyük âlim olursa olsun, bulunduğu konum sonucu faydasız ilim sahibi bir kişiye dönüşüverir. Üzülerek söylemek gerekir ki, sektörün günden güne kan kaybetmesinin yegâne sebeplerinden biri de budur.

Hikâyeden bahsedip de Nasreddin Hoca’yı anmadan geçmek olmaz. Neden çıkmış bilinmez, hoca bir gün evinin damından düşüvermiş. Gürültüye koşup gelen komşuları etrafında çember oluşturup başlamışlar tartışmaya. Biri der hekim çağırın, öteki der hekim olmaz çıkıkçı getirin, beriki der sırtlayın hastaneye götürelim. Hoca başını kaldırmış; “Efendiler bırakın hekimi tabibi, bana tez damdan düşen birini getirin.”

Kıssadan hisse; bizi düzlüğe çıkaracak olan âlimler, ilim sahipleri değil. Bize bizi anlayacak, damdan düşen birileri lazım. Sektör en büyük kayıplarından birini de, bu hatayı yaptığı için yaşamaktadır. Sektör hakkında karar verme hakkını eline alan kişilerin, ne acıdır ki, büyük çoğunluğunun sektörde bir liralık bir yatırımı bile bulunmamaktadır. Otobüsçü lugatıyla dönen tekeri olmayan birinin, bu tekerin nasıl döndüğünden de haberi olmaz. Haliyle, hangi ilme sahip olursa olsun, sektörün zararına ortak olmayan bir kimse, sektörü kurtarma yönünden kendisinden beklenen performansı gösteremez. Yüksek beklentilerin karşılığı, ancak aynı derde sahip biri tarafından karşılanabilir.

Sessiz çoğunluğun sesi olabilmek için, öncelikle o çoğunluğun içinden gelmek gerekir. Dünyada bu tür başarı öykülerini inceleyerek bu gerçeği idrak edebilmek mümkündür.

İki hikâyenin özeti; gramerciden kaptan olmaz, damdan düşenin halinden ise ancak damdan düşen anlar. Kişi ancak ilmi üzerine çalışırsa başarılı olabilir, aksi bir davranış kimseyi başarısızlık ve zarardan öteye götüremez.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."