• Dolar Alış / Satış: 3.953 / 3.96
  • Euro Alış / Satış: 4.638 / 4.646
  • ISTANBUL:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

15 Ağustos 2016
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

15 Temmuz, bu ülkenin Cumhuriyet tarihinde yaşadığı çok önemli bir gündür. Bu konuda çok şey söylendi ve yazılıdı. 15 Temmuz, ‘Kalkışma’, ‘Darbe’, ‘ordunun içinde bulunan bir kısım hain çetelerin, paralelcilerin, ‘Yüksek Aklın’ ve yerli hainlerle birlikte planladıkları bir organizasyon şeklinde yorumlandı.

Bunun yanı sıra ‘Derbe ordu tarafından yapılmadı’, ‘Komplo’ vs gibi bir çok şekilde adlandırldı.

Ne derseniz deyin. Bu iş malesef içimizdeki hainler tarafından gerçekleştirildi.

Yapılan darbedir ve Cumhuriyetimize, Meclise, rejime, hükümete ve Cumhurbaşkanımıza yapılmıştır.

Ülkemizde tüm devlet kurumlarına sızmış ve kadrolaşmış ‘islami’ referanslarla hareket eden, asla müslüman olamayan olamayacak bir hain terör örgütü tarafından planlanmış ve gerçeleştirilmiştir.

Efendim bu hainler 1970 yıllardan beri örgütlenmişler, projeleri müslüman bir altın nesil yetiştirerek devleti ele geçirmekmiş! Devlet ve devleti idare eden hükümetlerin hepsi, bu süreçte bu ‘masonik’ teşkilata göz yummuşlar ve hatta destek olmuşlar.

Tüm uyarılara, ikazlara ve develetin istihbarat raporlarına rağmen bu işi başarmışlar. Askeriye, polis teşkişlatı, yargı ve develet bürokrasisini ele geçirmişler! Bizi idare edenler 45 yıldır uyumuş veya bunlarla mücadele etmemiş. Bunları her gün gazetelerde, sosyal medyada yazılıyor ve televizyonlarda düzenlenen açık oturumlarda dile getiriliyor.

 

Hepimiz uyumuşuz! Uyumayan Millet. Millet neyin ne olduğunu çok iyi biliyor ve anlıyor. Bu ülke ve bu millet, inanç ve din tüccarlarına, hainlere işbirlikçilere, aydınım diye geçinip bu milleti tanımayanlara, bu millete ‘duyarsız tepkisiz’ diyenlere gereken dersi 15 Temmuz gecesi vermiştir.

Bu milletin cahil olduğunu ve hatta ‘Dağdaki çoban ile bizim oyumuz  bir olurmu’ diyen, okumuş ancak kendisini aydınlatamayan cahillere en güzel cevabı, eylemiyle, şehadetleriyle ve gazilikleriyle vermiştir.

 

Ardahan Diğor’da bir yaylada sürü otlatan çobanın facebook’ta  yayınlanan ve paylaşım rekorları kıran Şavşat kaymakamına söylediği sözler; bu milleti tanımayanlara en güzel cevaptır. İbretle izlenmelidir. Merak eden www.haberimtv.net adresinden izlesin. Bence Çoban değil, Feylezof.

Bir birey olarak ve vijdanımın sesine uyrarak, 15 Temmuz gecesi vatandaşlık görevimi yaptığıma inanıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısına uyarak da sokağa ve meydanlara çıkmadım. Çağrıdan çok önce sokağa caddeye çıktım. Sokağa çıkarken aklımda, ne ölüm vardı, ne şehadet, ne gazilik. ‘Vatan varsa Cumhuriyet var, Demokrasi var. Ben varım biz varız, millet var. Vatan yoksa hiçbir şey yok’ düncesiydi beni sokağa çıkaran.

Darbelerin bu ülkeye hiç bir şey kazandırmadığı, magduriyet yarattığı, ülkeyi geriye götürdüğünü ahir ömründe gördüm, yaşadım ve bundan da tabii ki etkilendim.

27 Mayıs’ta çocuktum pek bir şey anlamadım. Babam esnaftı, iflas etti borçlarımızı ödeyemeyecek duruma düştük; sıkıntılı günler yaşadık.

12 Mart’ta zulüm ve işkence gördük, 1980 Darbesi öncesi ve sonrasında, yaşadıklarımızı bir Allah Bilir bir de ben! 28 Şubat’ı hiç bir şekilde tasvip etmedim; sonrasında toplumun bir kesimine yapılan zulüm ve baskıları her fırsatta kınadım ve eleştirdim. Birçok arkadaşımla ters düştüm, fikir ayrılığım oldu.

 

‘Bu millet her darbeye rıza gösterdi alkışladı, tepki göstermedi, tankların önünde durmadı’ diye senelerce her açık oturumda, panellerde, demokrasi ile ilgili yapılan söyleşilerde dile getirilir ve millet aydınlar tarafından eleştirilirdi. Macar ve Çek halklarının Rus tanklarına direnişleri örnek gösterilirdi. Miletin meydanlara çıkması; kadın, erkek, genç, yaşlı, askerin karşısında durması “Ordu Kışlaya “diye bağırması, tankların önüne yatması, bilinçaltında darbelere karşı hazırlanıldığının da bir işaretiydi ve ayrıca yıllarca bu türden yapılan eleştirilere de biliçaltından verdiği bir cevaptı.

 

Bu milleti sokağa döken, tankların önüne yatıran düşünce ve ruh neydi? Sadece sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı olamaz. Her inanç,düşünce ve siyasal görüşten insanlar o gece meydanlarda idi. Gözlerimle gördüm!”

Bence bu Cumhuriyetimize ve demokrasiye sahip çıkmamız gerekliliği bilinci “gün bu gündür” görev şimdi bizimdir, bilinci bizi meydanlara çıkardı. Bunun en güzel ifadesi bir vatandaş tarafından söylenen” Ölmek için, bu günden daha güzel bir gün var mı” sözüdür. Bu söz Mustafa Kemal Atatürk’ün askerlerine Çanakakle’de Arıburnu’da  “Size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” sözü kadar kıymetlidir. Vatanı için ölmeyi göze almak; komutanının emrini tereddütsüz yerine getiren Mehmetçik’ten başka bir asker, Türk milletinden başka bir millet de dünyada bulunamaz.

 

Tarihi günler yaşadığımız kesin… Din tücarlığının, insanların dini duygularıyla oynamanın ve dini duyguların siyaseten kullanılmasının, açıkça istismar edilmesinin sonuçlarının ülkemizi nereye getirdiği açıkça görüldü. Kuran’ın emrettiği ve Hazreti Muhammed’in hayatı ile bize örnek olduğu  gerçek islam dininden uzaklaşmanın, 1520’den itibaren Yavuz Sulatan Selimin getirdiği Hilafet ile başlayan dönemden sonra, Emevi dinine ‘hadi biraz yumuşatalım’ şeriat anlayışına asırlardır itibar edilmesi ve dayatılmasının sonucu budur.

 

Emeviler, Muaviye den itibaren islamiyetin yönünü kendilerine çevirerek Emevi islamını yarattılar. Emeviliğin getirdiği ve dinde uygulaması olmayan uydurmaları, millet ‘İslam şeriati’ sandı. Asırlardır devam eden bu yanlış inanış, maalesef son 60 yılda bizim ülkemize de musallat oldu.

 

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bunda çok büyük bir vebali vardır. ‘Kıl namazını, tut orucunu, ver zekatını, varsa dünyalık hacca da git ahiret tamamdır’… ‘Düşünmene, aklını kullanmana, kitap okumana, gerek yoktur. Hoca efendiye, müftüye, şeyhe, mürşidi kamile, sor o herşeyi bilir. Ayrıca, ‘Seyyid’tir, ilmi vardır, kutsanmıştır, akıl ve nefs seni yanıltır, gibi zehirlemelerle bu millet alemi müslim gerçek islamdan uzaklaştırılmıştır.

 

Her türlü ahlaksızlığa göz yummak, bunlarda. Efendim ‘ibadet ve taat ile dünya işlerini karıştırmayın, o başka bu başka’ nerde kaldı güzel ahlak o zaman? Zorluğu, zorbalığı, her türlü istismarı, kul hakkı yemeği, zimmet ve hırsızlığı, hoşgörüsüzlüğü, benim gibi düşünmeyen benden değildir anlayısşını, arap giyim tarzını, arap  üstünlüğünü, dini siyasete ve ticarete alet etmeyi, dini ve siyasi iktidarlarını korumak hepsi emevi islamının içinde vardır. FETÖ terör örgütü bu zihniyetin ve eğitimin ürünüdür.

 

FETÖ gökten zembille gelmedi, İlahiyat Fakültesi’nden çıkmadı! Kur’an kursundan medreseden çıktı. Bu kurslardan neşet etti. Çünkü bu kurslarda sadece Kur’an eğitimi verilmiyor, Emevi şeriati ve analayışı öğretiliyor. FETÖ Örgütü Emevi ve Vahhabi koyu taassubunun, katı şeriat anlayışının ürünüdür. Bunarın ağa babası 16 Yüzyılda yaşayan İmam Birgivi’dir. Osmanlı döneminde din adına yapılan molla ve medrese isyanlarının fikir babasıdır. (Kadızadeler İsyanı) okuyun.

 

Bu milleti milet yapan duygular nedir? Vatan mı? Bayrak mı? Aynı ırktan olmak mı? Din mi? Dil mi?  Kültür mü? Adet örf ve ananeler mi? Nedir?

Önce Vatandır. Sonra hepsinin birleşimi ve vatan potasında erimesi karışmasıdır.

Dağlara taşlara “ÖNCE VATAN” yazılması boşuna değildir; milletimizin yüreğine işlemiş, nakşetmiş. “Vatan sevgisi imandandır” Kudsi hadisine dikkat!

Halkımızın: “Dünyada vatan, ahirette iman” deyimi bu gerçeğin ifadesidir.

“Vatan sevgisi, ruhları ferahlandıran ve şahlandıran en kuvvetli rüzgârdır. “Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır” sözlerinde gizlidir bu hakikat ve bu şuurun bu ruhun millette varlığı 15 Temmuz gecesi ispat edilmiştir.

15 Temmuz’dan bu güne kadar vatandaşlarımız büyük bir yurseverlik örneği göstererek bu miili şuurun varlığını tankların önüne yatarak, kurşunlara göğsünü siper ederek, meydanlarda demokrasi nöbeti tutarak, Demokrasi ve Şehitler Mitingleri’ne katılarak bunu ispat etmiştir.

Ne Mutlu bizlere ki bu günleri yaşadık ve gördük. Ayrıca milletçe acımız da var 240 demokrasi şehidimiz var ne mutlu onlara. Ruhları şad olsun! Mekanları zaten cennet!

Milletimizin başı sağ olsun, gazilerimize sağlık ve acil şifalar diliyorum.

 

Gördük ki bu milletin önünde hiç bir kuvvet ve güç duramaz. Önemli olan bu milletim 15 Temmuz ve sonrasında gösterdiği bu birlik ve beraberliği sürdürebilmektir. Ülkemizi ve devletimizi; milletimizin gösterdiği birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu içerisinde daha ilerilere taşıyarak bu ülkeyi böldürmeyeceğiz, işgal ettirmeyeceğiz! Mustafa Kemal Atatürk’ün veciz sölerinde ifade ettiği gibi “Ülkemiz ve Cumhuriyetimiz ilelebed Payidar kalacaktır”. Buna yürekten  inanıyorum. Delili ve İspatı yaşadıklarımızdır.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."