• Dolar Alış / Satış: 3.859 / 3.866
  • Euro Alış / Satış: 4.551 / 4.559
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

İstanbul’da şehirlerarası ulaşımın dönüşümü

22 Mart 2017
İstanbul’da şehirlerarası ulaşımın dönüşümü

SON 15 yılda ülkemizde ve İstanbul’da çok önemli ulaşım yatırımları yapıldı. Özellikle İstanbul’da kentiçi toplu ulaşım sistemleri çok gelişti ve çok zenginleşti; Boğaziçi geçişleri, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Marmaray, Avrasya Tüneli ve Kuzey Anadolu Otoyolu gibi… Bu yatırımlar İstanbul trafiğine kalıcı bir rahatlık getirmiş olmakla beraber, sektörümüz için birçok belirsizlik yaratmıştır. İstanbul’un karayoluyla şehirlerarası ulaşım talebi, kış aylarında günlük (gidiş dönüş) 3 bin otobüstür. Yolcu sayısı ise 90 bin kişidir. Yaz aylarında ise otobüs sayısı 5 bin 400’e, yolcu sayısı ise 200.000’e çıkıyor. Bu yolculukların yüzde 62’si Avrupa yakasında, yüzde 38’i Anadolu yakasından gerçekleşiyor.

Bilindiği gibi Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün açılmasından sonra, şehirlerarası otobüslerimiz zorunlu olarak bu geçişi kullanıyor. Yolculuklar tek istikamette 70, çift yönlü olarak 140 km uzamıştır. Bu karar ile, otobüslerin birer toplu ulaşım olduğu göz ardı edilmiştir. Fatih Sultan Mehmet Köprü ücreti otobüsler için 9 TL, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ücreti ise tam 78 TL olarak uygulanmaktadır. Bu durumda şehirlerarası otobüsler tek istikamette günlük akaryakıt dahil 140 TL, çift istikamette ise 259 TL fazla para ödemek durumunda bırakılmaktadır.

İnsanlara zaman, konfor ve güvenlik kazandırmak için yapılan bu yatırımlar, kullanmak zorunda bırakılan yolcular için eziyet ve maliyet nedeni olmuştur. İBB’nin iradesi dışında yapılan bu uygulama, yıllık 40 milyon saat iş gücü zaman kaybına neden olduğu için büyük tepkilere yol açmaktadır. Kısacası Yavuz Sultan Selim Köprüsü, otobüsler ve yolcular için Yavuz Sultan Zulüm Köprü’süne dönüşmüştür. Sürdürülebilir olmayan bu kararın, bir an evvel düzeltilmesi için Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız nezlinde girişimlerimizi sürdürmekten başka çaremiz kalmamıştır. Bu durumun bizler için yarattığı daha önemli travma ise, ulaşım altyapısında ortaya çıkardığı belirsizlikler, geçici alt yapı yatırımları ve servis maliyetleridir. Şehirlerarası yolcu taşımacılığının altyapı kurgusu darmadağınık bir hal almıştır. Anadolu yakasında Harem Otogarı’nın alternatifi olarak Ataşehir Otogarının yapımını beklerken, bir anda Kurtköy bölgesi zorunlu bir ihtiyaç haline geldi.

Avrupa yakası batı bölgesinde de Büyükçekmece, Beylikdüzü, Hadımköy, Avcılar ve Başakşehir’de cep terminali zorunlu bir ihtiyaç oldu. Öncelikle Bayrampaşa Otogarı ile ilgili belirsizliği ortadan kaldırmamız lazım. Diğer taraftan İstanbul’un iki yakası için bütünleşik ve kalıcı plan önerimizi de, mutlaka Büyükşehir Belediyesi’ne takdim etmemiz gerekiyor. Tabii yeni kurguyu yaparken otobüs işletmelerinin de, ortak akıl ve yatırımlar ile beraber, yer hizmetlerini konsolide etmesi lazım. Bunu yapamayan firmaların zaten yaşama şansı kalmayacak. 3. köprüyü kullanarak yapılan yolculuklar da, İstanbul halkı için eziyete, otobüsçü için de maliyete dönüşmeye devam edecektir. Mevcut durum, sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Bize göre Bayrampaşa Otogarı yerinde kalmalı, Avrupa yakasının ana kalkış yeri orası olmalı. Trakya istikametine gidecekler için ise Bahçeşehir’de bir cep terminali olmalı. Artık ihtiyaç haline gelmiştir; İstanbul’da 25-30 toplama merkezi ile servis hizmetlerinin birleştirilmesi, sektöre rahat nefes aldıracaktır. Ayrıca Ataşehir bölgesinde yapılacak terminal, Anadolu yakasından kalkan otobüsler için ilk kalkış yeri olacak. Avrupa yakasından kalkan otobüsler, 2018 yılında direk Kurtköy’e gidecek. Anadolu yakasından kalkanlar da aynı istikamete gidip yolcularını orada toplayacaklar. Anadolu yakasında Kartal, Pendik, Tuzla, Maltepe, Cevizli hatta Küçükyalı’ya kadar gidecek olan yolcular da Kurtköy’de inerek buradan dağıtılacak. Bu yapılmadığı taktirde yolcu, yolda çok zaman kaybetmiş olacaktır. Özellikle Anadolu yakasından Bayrampaşa Otogarı’na gelen otobüsler büyük eziyet çekiyor. Bunların bir kısmı Sancaktepe’den giriş yapıyor. Buradaki yollar ve altyapı yeterli değil; dolayısıyla bu yolları kullanması çok zayıf…

Ümraniye Kavşağı Çavuşbaşın’dan yaptığımız geliş de sıkıntılı; bu da 70 km fazla yol, yakıt, köprü geçiş ücreti demektir. Yaz-kış ortalamasını aldığımız zaman günde İstanbul’a gelen 150.000 insan, fazladan 70 km yol yapıyor. Bunu gidiş dönüşlü olarak düşünüp 2 ile çarptığımızda 140 km. Bu akaryakıt fiyatları, otoyol fiyatları ve köprü fiyatları taşınmaz bir yük haline gelmiştir. Tekrar ediyorum; biz bedel ödemeye hazırız,. Yavuz Sultan Selim’in bedelini, Fatih Sultan Mehmet’e ödeyip oradan geçebilelim. Böylelikle de İstanbul halkı, kısa zamanda şehirlerarası yolculuklarını tamamlamış olsun.

Geçen hafta Mahmutbey’den girip Tayakadın’dan, Bollucaya, oradan 3. köprüye girip, Sancaktepe’den çıkış yaptık. Şunu gördük ki, şayet Sancaktepe’den Kartal bağlantısına yol yapılır ise çözüm üretmek çok kolay olacaktır. Biz 3. köprüyü kullanarak İstanbul’dan Kartal’a yaklaşık 3 saatte gidebildik. ‘İzmir’e 3 saatte gidilecek’ diyorlar; bu nasıl olacak? İstanbul’dan 3 saatte çıkarsanız; hadi diyelim ki 3 saatte de İzmir’e gittiniz; eder 6 saat…

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."