• Dolar Alış / Satış: 3.778 / 3.785
  • Euro Alış / Satış: 4.637 / 4.645
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

KAR ALTINDA YİTEN CANLAR

3 Ocak 2018
KAR ALTINDA YİTEN CANLAR

‘Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı.

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı!’

RUHU şad olsun, Vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı’mızda o kadar güzel anlatmış ki bu vatanın her karışının kıymetini, üstüne söylenebilecek tek kelime yok. Memleketin her köşesi vatan, vatanın her karış toprağı aynı kıymette şüphesiz. İlaveten, bu vatan topraklarında soluk alan her ferdin aldığı her solukta hatırlaması gereken, insanüstü özveriyle yaşanmış birtakım olaylar var. Yaşananları unutmamak, unutturmamak hepimizin boynunun borcu. Gelecek nesillerin de, en az bizler ve bizden önceki nesiller kadar, bu toprakların kıymetini bilmeleri ve vatan kelimesinin anlamını öğrenmeleri gerek. Bunu sağlayacak olan bizler, atalarının hatıralarını hafızalarında canlı tutmak adına, nefesimiz yettiğince bu topraklarda yaşanan kahramanlık öykülerini onlara anlatmakla yükümlüyüz. Vatan topraklarının birliğinin daim olması gerekliliğini ve bu vatanda yaşayan her bir fert için Çanakkale ne ise Sarıkamış’ın da o olduğunu, önce kendimiz iyice idrak etmeli sonra da bu fikri gelecek nesillere en iyi şekilde aktarmalıyız.

Bugün, yeni nesillere aktarılması gereken, o gurur ve hüzün dolu hikâyelerden birinin yıldönümünü yaşıyoruz. Bilenler bilir ya, bilmeyenler veya hatırlamakta zorluk yaşayanlar için o günleri bir kez de birlikte yaşamaya çalışalım. Almanların, Osmanlı İmparatorluğu’nu birinci dünya savaşına katılmak zorunda bırakan iki savaş gemisi vardı hatırlarsanız, Goeben ve Breslau gemileri. Himayemize geçtikten sonraki isimleriyle Yavuz ve Midilli. İşte bu Yavuz ve Midilli gemileri, savaşın seyri esnasında Sivastopol şehrini bombardımana tutar. Buna karşılık, 1 Kasım 1914 tarihinde, Rus ordusu Osmanlı sınırını geçerek taarruza başlar. Üçüncü ordu, bu taarruzla aldığı ağır zayiat sebebiyle geri çekilerek destek birliklerinin gelmesini beklemeye başlar. Başkomutan vekili Enver Paşa, tam bu esnada, Almanların da etkisiyle, Rus birliklerini yok etmek üzere büyük bir taarruz planlar. Taarruz emrini vermek üzere, bizzat üçüncü ordunun geri çekildiği Köprüköy’e kadar gelir. Üçüncü ordu komutanı Hasan İzzet Paşa, Enver Paşa’nın taarruz fikrine pek sıcak bakmaz. Bunun nedeni ağır hava koşulları ve askerlerinin hem giysi hem de kumanya olarak bu koşullarla başa çıkabilecek yeterliliğe sahip olmamasıdır. Taarruzun bahara ertelenmesini talep eder.

Enver Paşa, bu talep karşılığında paşayı görevden alır ve üçüncü ordunun başına kendisi geçer. Enver Paşa’nın hayalinde 93 Harbinde Ruslara tazminat olarak verilen Kars-Ardahan ve Batum’u geri almak vardır.

Bu nedenle, öldürücü gerçekler dâhil, hiçbir koşul onu bu taarruzu yapmaktan alıkoyamaz. Nitekim 22 Aralık 2014’te ordu Köprüköy’den harekete geçer. İlk hedef Sarıkamış’ı ele geçirmektir. Gelgelelim önlerinde sarp dağlar ve ağır kış koşulları vardır. Enver Paşa’nın, dünyanın en acı sonuçlanan hatasını yaparak, taarruz emri verdiği ordu bünyesinden 90.000 can, Sarıkamış’a varamadan maalesef donarak şehit olur. Sarıkamış’a varmayı başaran 200 subay ve 7.000 er ise, Ruslara esir düşmekten kurtulamazlar. Ruslar böylece bir el bile ateş etmeden Doğu Anadolu’yu işgal etmeyi başarırlar. 90.000 canımız ise yine aynı şekilde, tek kurşun dahi atamadan donarak şehit olurlar. Enver Paşa 10 Ocak 1915’te Üçüncü Ordu Komutanlığı’nı Hafız Hakkı Paşa’ya devrederek İstanbul’a geri döner.

Bir günlüğüne bile olsa; onların yaşadıklarını biraz olsun anlayabilmek, hissettiklerinin belki yüzde birini hissedebilmek isterseniz şayet, pazar günü sizleri de Sarıkamış’a bekleriz.

Canlarımızdan birinin anacığına yazdığı mektubun bir bölümünde dediği gibi, ‘Sarıkamış nere Saruhanlı nere deme. Sarıkamış için ölmeyi bilmiyorsa bir adam, Saruhanlı için nasıl yaşar?’

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Güle Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."