• Dolar Alış / Satış: 3.66 / 3.667
  • Euro Alış / Satış: 4.326 / 4.334
  • ISTANBUL:
  • Güneş: 07:14
  • Öğle: 12:56
  • İkindi: 15:54
  • Akşam: 18:25
  • Yatsı: 19:44
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Köprüye alternatif olarak denizi kullanabilmeliyiz…

28 Şubat 2017
Köprüye alternatif olarak denizi kullanabilmeliyiz…

ULAŞTIRMA Bakanımız sayın Ahmet Arslan, Osman Gazi Köprüsü’nde fiyatların ucuzlaması ile birlikte geçişlerin arttığını söyledi. Çok doğru ve güzel bir açıklama… Sayın Bakanın aynı anlayış ve yaklaşımını Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde de sergilemesini bekliyoruz. Beklentimiz var; ancak biz alternatif çıkış yollarını da denemek durumundayız. Özellikle denizin kullanılması kaçınılmaz bir hale geliyor. Sektör ile İDO’nun mutlaka bir araya gelmesi ve ortak çalışmalar yürütmesi gerekiyor. Alternatif taşıma modlarını kullanma alışkanlığını artık insanlarımıza kazandırmamız gerekiyor. Ben şahsen ağır köprü maliyetine alternatif olarak İDO’yu görüyorum. Özellikle Yenikapı-Yalova, Yenikapı-Bursa, Yenikapı-Bandırma ayaklarında mutlaka İDO’nun denenmesi, sektörün yolcuya zaman kazandırması lazım. İnsan için en değerli şey zamandır; zamanı kısaltmanın yolu ise alternatif yollardan geçiyor. Mutlaka ve mutlaka İDO ile böyle bir çalışma içerisine girmeliyiz. Bunu sektör bazında değerlendirmekte yarar var.

İstanbul’u iki yaka olarak değerlendirmek gerekiyor. Otobüs işletmecileri de zaman ve ekonomik maliyetleri dikkate alarak, planlarını birleşik sefer üzerine kurması gerekiyor. Anadolu yakasını ayrı, Avrupa yakasını ayrı bir şehir olarak görmek lazım. Belki Osmangazi’nin alternatifi olarak Pendik ve Yalova’yı bile değerlendirmek gerekebilir. Evet köprüler bizim için yapıldı, onlar da kullanılsın; ama sonuçta biz yolcu taşıyoruz. Hesabımızı çok iyi yapmak durumundayız. Özellikle de bu zor günlerde… Bana göre zaman ve maliyetleri dikkate aldığımızda, Yenikapı’dan Yalova’ya gitmenin büyük bir avantajı var. Biz sivil kuruluşlar olarak sektör bazında İDO ile bu görüşmeleri yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Yaz aylarında bu alternatifi mutlaka denememiz gerekiyor. İDO bize sınırsız bir imkan tanıyor,  kolaylıklar sağlıyor; bunun için İDO’ya teşekkür ediyorum. Bakın İDO fiyatta indirim yapmasaydı, Osmangazi Köprüsü bugün bu fiyatta olamayabilirdi. Rekabete boyut kazandırdı, bu da bize önemli bir avantaj sağladı.

Her alanda olduğu gibi köprü kullanımında da rekabetçi yaklaşımın sergilenmesi gerekiyor. Biz ısrarla 3. Köprüyü kullanmamamız gerektiğini söylemeye devam ediyoruz. İnşallah bu güçlü talebimiz sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız’ın da kulağına gider; sektörümüzün ve yolcumuzun ihtiyaç duyduğu zamanı bağışlarlar. Şu anda İstanbul’da iki yaka arasında beş ana geçiş sistemi var; Marmaray, Avrasya Tüneli ve 3 Boğaz Köprüsü… Dolayısıyla otobüslerin FSM’den geçişinde trafik açısından hiçbir sorun olmayacaktır.

Gerekirse Yavuz Sultan Selim Köprüsünde’ki paranında yüzde 10 fazlasını vermeye hazırız. Uzun mesafe yolcularımız zaten uçağa gitmeye başlamıştı; bu köprü ile birlikte kısa mesafede yolcumuz da kayboldu. Sektörün yaşayabilmesi için, kısa mesafe taşımacılığının bize açılması gerekiyor. Özel sektörü bu kadar yok sayan anlayış, doğru bir anlayış değil! Bu alanda biz sesimizi duyurmaya çalışıyoruz, sadece kendi adımıza da değil, yolcularımız adına sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Yavuz Sultan Selim Köprüsü tabii ülkemizin kazandığı çok önemli bir eser, bu eserlerin yaşaması yaşatılması lazım; her zaman söylüyorum yollar, köprüler ve ulaşım altyapıları insana hizmet etmek amacı ile inşa edilen alt yapılardır. Ama maalesef Yavuz Sultan Selim Köprüsü, otobüs fiyatları açısından insanlara hem eziyete hem de maliyete sebep olmaktadır. İnsanlar ceza ödemek pahasına FSM’den geçmeye razı oluyorsa, demek ki bu bir ihtiyaçtır. Görmezden gelinmesi önce halka eziyettir sonra sektöre eziyettir. Sektör dikkate alınmayabilir ama halkın dikkate alınması lazım. Otobüslerle günde ortalama 2400 öğrenci taşıyoruz. Hafta sonları bu sayı daha da artıyor. Çocuklar zamanlarının önemli bir bölümünü yollarda geçirmek zorunda kalıyor; bunun yanında artan maliyetler doğal olarak onları da etkiliyor. Yazıktır bu gençlerimize…  Dünyanın her yerinde otobüsler, toplu taşıma aracı olarak bilinir ve onlara geçiş üstünlüğü sağlanır. Biz 14 kilometrelik yol varken 91 kilometre gitmeyelim diyoruz o kadar…

Tekrar ediyorum; önümüzdeki dönemde yolcumuzun deniz yolunu mutlaka kullanması lazım. Yani entegre taşımacılığa yolcularımızı alıştırmamız lazımdır. Bugün Türkiye, Ulaştırma Ana Planı’nı yapıyor; yolcu taşımacılığında entegre taşımacılığa geçiş yapılacak; bunun altyapısı da deniz, kara, hava ve demiryoludur. Dolayısıyla bu sistemlerin kullanılabilmesi için de limanlara, garlara, havaalanlarına otobüslerimizle girip çıkabilmemiz gerekiyor.

Tüm bunlara imkan tanıyacak düzenlemelerin mutlaka yapılması lazım. Çalıştayda da özellikle talep ettiğimiz konuların başında bu geldi. Son olarak şunu söylüyorum; otobüs işletmeciliği vardır, var olmaya da devam edecektir. Ekonomik ve alternatif olan bu sistemin yaşatılması, kamunun da sorumluluğundadır. Belediyelere her türlü imkan tanınıyor, havaalanlarından yolcu almalarına fırsat veriliyor. Yani devlet, vatandaşıyla rekabet yapıyor. Yerel yönetimle, taşımacılığı kendilerine almaya çalışıyorlar. Bakın 40.000 tane otobüsümüz, işsiz güçsüz yatıyor. Yazıktır! Öyle düzenlemeler yapın ki, bu araçları entegre taşımacılıkta kullanabilelim.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."