• Dolar Alış / Satış: 3.497 / 3.504
  • Euro Alış / Satış: 4.117 / 4.124
  • ISTANBUL:
  • Güneş: 06:14
  • Öğle: 13:14
  • İkindi: 16:58
  • Akşam: 20:01
  • Yatsı: 21:29
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

‘Koruma tedbirleri’ ile ekonominin önü açılmalı

1 Ağustos 2016
‘Koruma tedbirleri’ ile ekonominin önü açılmalı

HAİN darbe girişiminin üzerinden 15 gün geçti. Türkiye giderek normalleşiyor; ancak her şeye rağmen halk yine sokaklarda demokrasi nöbetine devam ediyor. Bu gerçekten güzel bir başlangıç, böyle devam etmeli. Demokrasi nöbeti hepimizin nöbetidir, asla meydanları bırakmamalıyız ki bu sıkıntıları bir daha yaşamayalım. Hep söylediğim bir şey var  ‘Bir musibet bin nasihatten iyidir’; Türkiye iyi ki bu olayları yaşadı, yoksa bu sinsi yapı çok daha büyük acılar yaşatacaktı ülkemize. Ancak, başta Cumhurbaşkanı ve Başbakanımız olmak üzere tüm siyasiler, kahraman polisimiz, vatansever askerimiz ve asıl kahraman halkımız bu belayı def ettiler; şehitlerimize tekrar Allah’tan rahmet diliyorum.

Peki şimdi ne yapmalı? Zaman yaraları sarma zamanıdır. Yaraları sararken elbet de kantarın topuzunu kaçırmamak lâzım. Türkiye mutlaka bir imaj çalışması yapmak durumundadır. Yurtiçi ve yurt dışında Tanıtma Fonu ve Kalkınma Ajansı önderliğinde tüm kurumlarımızla bir tanıtım seferberliği başlatmalıyız.

Sayın Cumhurbaşkanımız’ın Putin ile görüşmeye gidecek olması, ülke ekonomisi ve özellikle de turizm ile ilgili çok olumlu bir gelişmedir. Görüşmede Rus uçağının ya ABD ya da FETÖ/PDY tarafından düşürüldüğü mutlaka gündeme gelecektir. Çünkü bu olay, Türkiye’yi sosyal ve ekonomik uçuruma sürükleme projesinin bir ayağı idi… Ama artık komplo teorileri çöktü, her şey tüm çıplaklığı ile açığa çıktı. Bu hain planları kim yaptıysa lanetliyoruz; bunların arkasında kimler varsa, bunları kimler ayakta tutmaya çalışıyor ise hepsini kınıyoruz.

Türkiye, artık eskisi gibi değildir. Güçlü bir siyasi portre –halkın büyük çoğunluğunun sevdiği, cesur ve basiretli bir Cumhurbaşkanı – sayesinde Türkiye bu belayı başından savmıştır.

Ekonomik ilişkilerin düzenlenmesi için Türkiye’nin üretim yapması lazım, yatırım ortamlarının iyileştirilmesi, gerekli noktalarda teşviklerin verilmesi ve mevcut şirketlerimizin iflaslarını önlemek için gerekli önlemlerin alınması lazımdır.

Faizsiz borç ertelemesi, vergi borçlarının yeniden yapılandırılması, düşük faizli kredi, SGK gibi önlemler alınmalı. Bizim otobüs işletmeciliği açısından da, sigorta mevzuatının geçici olarak düzenlenmesi gerekiyor. Gerek şehirlerarası gerekse de turizm araçları için; yatan araçtan sigorta bedeli alınmaması gibi bir düzenlemeye ihtiyaç var. Aynı şekilde Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde de, ‘yatan-çok kilometre yapan’ ayırımının yapılması yatandan az vergi alınması gerekiyor.

Bu acil müdahaleler, sektörümüzün dar boğaza girmesini; dolayısıyla da istihdam daraltmasını engelleyecektir. En önemlisi de SGK ve vergi borçlarının orta ve uzun vadeye yayılması suretiyle, işverene nefes aldıracak bir düzenleme getirilmelidir. Yoksa, Türkiye 2017’ye zor koşullarda girecek; enflasyon tırmanacak, iflaslar yaşanacak, yatırım ortamında istihdam daralacak ve ciddi bir yatırım kaybı yaşanacaktır. Bütün bunları engellemek için de, sivil toplum örgütlerinin dinlenilmesi gerekmektedir.

Bizler sorunlarımızı iyi biliyoruz, çözüm önerilerimizi de getiririz, ama mutlaka ve mutlaka artık siyasetin sivil toplum örgütlerini dikkate alması lazım. Zaten bizler, sivil toplum örgütleri olarak hükümetimizin, Cumhurbaşkanımız’ın ve demokrasimizin yılmaz bekçisi olmaya hazırız, bunu da gösterdik.

Bakın Türkiye bu sene büyük miktarda döviz kaybetmiş, ihracat neredeyse durma noktasına gelmiştir. Bulunduğumuz coğrafyadan dolayı da çektiğimiz sıkıntılar var, malum. Etrafımızda bir savaş, içimizde paralel terör –ki bunları muhtemelen aynı odaklar besliyor- bu sebeple artık bu belalarla topyekun savaşmanın zamanı geldi ve geçiyor bile.

Bizler istihdam daraltmak istemiyoruz, yatırımlarımıza devam etmek istiyoruz. Fakat az evvel bahsettiğim önlemler alınmaz ise, yakın gelecekte iflaslar kaçınılmaz olacaktır. Turizm taşımacılarıyla geçen hafta yaptığımız toplantının da özeti bu şekildeydi, hepsi bir takım kolaylıklar istiyorlar.

Neticede hepimiz; üreticiden şoförüne Türkiye gemisinin yolcularıyız. Bu geminin batmaması için, hepimizin bir dayanışma içine girmemiz lazım.

Özellikle üretici firmalarımızın, otobüsçülere bakış açılarını değiştirmeleri lazım. Fabrikalara kilit vurulmasın diye, çarklar dönebilsin diye karşılıklı diyalog içinde çözümler üretmek durumundayız. Buradan defaatle üretici firmaların  dikkatini çekmek istiyorum; yarın iflas eden bir otobüsçünün otobüsünü elinden aldıkları zaman, unutmasınlar ki satacak bir diğer otobüsçü bulamayacaklar.

Biz Ulaştırma Bakanlığı’mız başta olmak üzere hükümetimize, sektörlerimizin sıkıntılarını Odalar Birliği kanalıyla doğru anlatarak, bir takım çözümler üretmeye çalışacağız. Sayın Başbakanımız’dan da randevu talep ediyoruz. Kendisinden de bu sözü aldık gideceğiz, görüşeceğiz.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."