• Dolar Alış / Satış: 3.486 / 3.493
  • Euro Alış / Satış: 4.176 / 4.184
  • ISTANBUL:
  • Güneş: 06:44
  • Öğle: 13:04
  • İkindi: 16:27
  • Akşam: 19:10
  • Yatsı: 20:30
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Memleket meselesi

19 Temmuz 2016
Memleket meselesi

BUGÜNE kadar bu köşede siyasi içerikli hiçbir yazı okumadınız. Gazetemizin çizgisi ve kişisel prensiplerim gereği bundan sonra da böyle olacak. Az sonra okuyacaklarınızın da siyasi bir içeriği olmadığı görüşündeyim. Şöyle ki, bahsedeceklerim siyasi meseleler değil tam aksine memleket meseleleridir.

Cuma günü akşamı ülkece çok büyük bir badire atlattık. Devletin bekasına ve milletin hak ve hürriyetlerine yönelik tehlikeli bir müdahale girişimi atlattı bu ülke. Devletin bekası diyorum, çünkü siyasi irade dışındaki hiçbir irade devletin süreklilik ilkesine uyum sağlayamaz. Böyle bir uyumsuzluk söz konusu olduğunda ise, devletin bekasından söz edilmesi mümkün olamaz. Devlet, millet, vatan, bayrak gibi kavramların içeriklerini paylaşmaya gerek olmadığı kadar, bu kavramların tümünün birbirinden ayrılmaz olduklarının iyice kavranmasını da sağlamanın gerekliliği söz konusu. Demem o ki; nasıl ki bayraksız vatan olmazsa, vatansız millet ve milletsiz devlet de olmaz. Bugün devlet yönetiminin zorbalıkla ele geçirilmesi, yarın aynı zorba tavrın millet, vatan ve bayrak üzerinde de uygulanacağının alenen işareti olarak kabul edilmeli ve yaşanabilecek kayıpların hesabı bu minvalde yapılmalıdır. Nitekim milletimiz, bu ağır sınavı bu hesabı dikkate alarak vermeyi başarmıştır.

Bugün demokratik haklardan ödün vermek; yarın siyasi haklardan, ilerleyen zamanlarda sırasıyla ekonomik, sosyal ve bunun gibi tüm kazanılmış haklardan ödün vermek demektir. Bu tablonun genel açıklaması ya da başka bir deyişle sonucu kuşkusuz şudur; insani tüm hakların kaybedilmesi. Bu millet haklarını daha önce defalarca kaybetmiş bir millet olarak, yaşanmışlıkları örnek aldı ve tecrübelerinin sesini dinleyip bu sefer aynı kendisine aynı şeylerin yaşatılmasına izin vermedi. İyiki de vermedi, yaşanacak en ufak bir rejim değişikliği halkın tüm dengelerini alt üst etmek için yeterli olurdu. Neticesinde yaşanacak siyasi çöküşü, ekonomik ve sosyal çöküş takip ederdi. Tüm değerlerini kaybeden millet, en sonunda millet olma ruhunu kaybetme tehlikesiyle başbaşa kalırdı. Değerlerini kaybetmeye başlayan milletler, sonunda artık millet olmaktan çıkarlar. Millet olmayı başaramayan toplumlar; ne vatan sahibi olabilirler, ne bayrak, ne de devlet. Bu nedenle devletin bekası ancak millet olmayı başarabilmekle sağlanır. Millet olarak kalabilmek için de devletin ve haliyle milletin başında olacak yöneticileri milletin seçimleri neticesinde belirlemek şarttır. Aksi herhangi bir durum tüm dengeleri alt üst edeceği gibi, bugüne kadar verilen tüm emeklerin sona ermesine sebep olması da kaçınılmaz olur.

Son günlerde yaşananlar toplum için ciddi bir risk oluşturmakla beraber, milletimiz bu riski bertaraf edip, en son otuz altı yıl önce yaşadıklarını tekrar yaşamamak için elinden geleni yapmıştır.

Herhangi bir olası cunta rejiminin ülkede yaratacağı ziyanın ülkeye vereceği faydadan misliyle fazla olacağı hepimizce aşikar. Bugün milletçe sergilenen tavır ve gösterilen tepki de bunun açık bir göstergesi.

Sektör olarak burada bize düşen birtakım görevler olduğu kanaatindeyim. Sivil toplum kuruluşlarımızın bizleri bu konuda hakkıyla temsil edeceği ve sektörümüzün bu konudaki tavrını ve tepkisini net bir şekilde ortaya koyacağından ise süphem yok. İşin insani boyutu bir yana, mesleğimiz gereği hak ve özgürlükler üzerinde en çok durması gereken sektörüz. Mesele de memleket meselesi olunca, üzerimize düşeni ziyadesiyle yapacağımızdan hiç kuşkum yok.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."