• Dolar Alış / Satış: 3.518 / 3.524
  • Euro Alış / Satış: 4.125 / 4.132
  • ISTANBUL:
  • Güneş: 06:10
  • Öğle: 13:15
  • İkindi: 17:01
  • Akşam: 20:07
  • Yatsı: 21:36
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

ORTAK AKIL

23 Ağustos 2016
ORTAK AKIL

BÜYÜK işin büyük derdi olur derler ya İstanbul’un ki de o misal, büyük şehrin derdi de büyük oluyor. Yaşayan herkesin şikâyet ettiği bir kent İstanbul, aynı zamanda da hiç kimsenin vazgeçemediği. İstanbul’u vazgeçilmez kılan, yaşanmaz bir şehir haline gelmesine rağmen hala cazibesini yitirmeyişi. Bu cazibe merkezinin dertleri sorunları bu köşeye sığdırılamayacak kadar çok, iyisimi biz bizi yakinen ilgilendirenlerden bahsedelim. Hepinizin bildiği gibi ana sorunlardan biri ulaşım. Son dönem sıkça bahsedildi, sektörün büyükşehir sınırları dâhilindeki ulaşım sorunları çok büyük. Bu kadar sık bahsedilen bir konuda henüz kalıcı bir çözüm elde edilememiş olması ise üzücü. Aslında çözüm bazen sorunun kendi içindedir, burada da durum biraz öyle gibi. Sorunlar öyle çok büyütülecek sorunlar değil ama çözüme ulaştırılmadıkça da çığ gibi büyüyor. Ortadaki asıl sorun ortak akla ulaşılamıyor olması. Her şeyi olduğundan büyük gösteren ve işleri içinden çıkılmaz hale getiren esas mesele bu.

Sorunları çözebilmenin tek yolu ortak akıl. Buna ulaşabilmek için ise birtakım özelliklere sahip olmak gerek. Dinlemeyi bilmek, yeniliklere açık olmak, yaşananlardan ders çıkarmak, eleştiriye katlanmak bu özelliklerden birkaçı olarak sayılabilir. Sektör önce kendi içinde bir istişarede bulunup ortak bir karara varmalı. Daha sonra büyükşehir belediyesi ve konuyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla bu fikirleri paylaşıp onlarla ortak bir paydada buluşmanın yollarını aramalı. Ancak bu şekilde bahsi geçen ortak akla ulaşılabilir. Tabii tüm bunları yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli husus, şahsi menfaatler ve şirket menfaatlerinin değil sektör menfaatlerinin ön planda tutulması. Aksi bir tutum sektör mensuplarının kendilerini temsil edenleri birer arka bahçe olarak görmelerine sebep olacaktır ki, bu hem sektör hem temsil yetkisi verilenler adına çok üzücü olur. Bugün İstanbul başta olmak üzere ülkemizin birçok bölgesinde yaşanan bir kısım sorunların çözülememesi dolaylı olarak birtakım sebeplere bağlanabilir. Bu sebepler neticesinde sektör içinde sağlanması gereken birliktelikler bir yana, çok ciddi çözülmeler yaşanması kaçınılmaz olur. Temsil yetkisi almış olmak her konuda sektör adına karar verebilme yetkisine sahip olmak anlamına gelmez. Öyle anlar vardır ki, alacağınız kararlar aldığınız yetki ve sorumluluğa bir gömlek büyük gelir. Böyle anları iyi tespit edip gerektiğinde hiç düşünmeden sektörün tamamını bir araya toplamak ve ortak bir karar alma yoluna gitmek, aldığınız sorumluluğun ne kadar bilincinde olduğunuzu ispat edebilmeniz adına önemlidir.

Bu noktadan hareketle, özellikle İstanbul gibi bir metropolde, sektörle ilgili alınacak hayati önemde kararların şahsi kararlar değil ortak kararlar olması gerekir. Örneğin; Ataşehir’de yapılması planlanan Anadolu yakasının yeni otogarı ile ilgili alınacak tüm kararlar, sunulacak tüm fikir ve öneriler bu kapsamda değerlendirilmelidir. Sektörün fikri alınmadan verilen kararların sektör genelinin menfaatine zarar verebilecek niteliğe haiz olma ihtimali bir yana, sunulan kurumlar tarafından değerlendirilme şekli de çok farklı olacaktır. Bu konuda verilebilecek tek örnek henüz proje aşamasında olan Ataşehir otogarı değil elbette. Ataşehir otogarı henüz proje aşamasında olduğundan, henüz çok geç olmadan, beyin fırtınaları yapılarak çok daha güzel sonuçlar alınabileceği fikrinde olduğum için bu örneği verdim. Bu konuda başarılı ve başarısız birçok örnek sayılabilir. Alibeyköy cep terminali başarısız örnekler arasında en önemlisi. Projelendirme ve yapım aşamasında sektör temsilcilerinin her biri kendi fikrini beyan ettiği ve sektöre kimse bir şey sormadığı için büyükşehir belediyesi de kendi bildiğini okudu. Haliyle ortaya her yönüyle sorunlu bir yapı, sorunlu bir işletme çıkıverdi. Terminalin sektör realitesine uyum sağlayabilmesi oldukça uzun bir zaman aldı ve hatta hala tam uyumla çalıştığını söylemek zor. Sonuç olarak sektör, fikri alınmadan bilinçsizce alınan kararların tek ve öncelikli mağduru oldu.

Sektör temsilcileri, sektör menfaatlerinin samimi bir şekilde gözetildiğinin hissedilebilmesi adına, sektör adına alacakları önemli kararları sektöre danışmadan almamalılar. Sektör adına ortak karar hükmü taşıyan bir önerinin de, hangi kurumda olursa olsun, ferdi kararlara oranla daha ciddi bir değerlendirme sürecinden geçeceğinin bilincinde olmalılar.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."