• Dolar Alış / Satış: 3.879 / 3.886
  • Euro Alış / Satış: 4.576 / 4.584
  • ISTANBUL:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

RAKİP KİM?

21 Kasım 2016
RAKİP KİM?

DOST sohbetlerinin en afili girizgâhıdır, ‘Nerede o eski günler’. Otobüsçülükte bu cümleyle anılan yıllar genel itibariyle Topkapı’daki Anadolu ve Trakya garajlarının dönemine tekabül eder. Eskiler iyi bilir, o yıllar otobüsçülüğün altın yılları olarak değerlendirilir. O dönemde otobüsçünün lugatında zarar sözcüğüne yer yoktur. Amortisman nedir bilmezler. Yakıt, komisyon, garaj çıkışı nedir, ne kadardır bihaberdirler. Kazanç yüksek olunca otobüsçü de ehlikeyiftir haliyle. ‘Mesafe kısa, para çok’ o dönemden kalma bir otobüsçü özdeyişidir. O dönemden kalma diyorum çünkü otobüsçünün kazançtan bahsedebildiği son dönemdir o dönem. Otobüsçü ehlikeyif olunca otobüsler de pek bir süslü olur haliyle. Tampon yazıları da, bunun bir parçası olarak, otobüsçünün olmazsa olmazı olarak görülür. Bugünkü konumuz o günlerin meşhur tampon yazılarından birine ait, ‘Tek rakibim Türk Hava Yolları.’

Yüksek doz ironi içeren bu yazı aslında bir yandan dönem otobüsçülüğünün gerçeklerini de gözler önüne seriyor. O dönem otobüsçünün, kendinden başka, gerçek bir rakibi yok. Demir yollarının o günkü haliyle otobüsçüye rakip olamayacağı aşikâr. Hava yolları desen günün koşullarıyla hem geniş bir ağa sahip değil hem de bilet fiyatları oldukça yüksek. Haliyle otobüsçü kendi arasında yaptığı türlü yıkıcı rekabetlere rağmen o çağı tarihine altın çağ olarak işlemeyi başarmış.

Aldığı otobüsü yıllarca kullanıp, satarken aldığı fiyatın neredeyse iki katı fiyata satması ise cabası. O dönemde de köprüler ve otoyollar mevcut, o dönemde de garaj çıkışlarında ücret ödeniyor. Mevcut giderlerin hepsi o dönemde de var olmasına rağmen bu giderler otobüsçünün zerre umurunda değil.

Bilet fiyatları kar edebilecek seviyelerde olduğu için otobüsçünün kazançtan yana sıkıntısı yok. İşte bu işin püf noktası, sihirli formülü bu; gelir gider dengesini iyi ayarlayabilmek ve yaptığınız işi kazançlı hale getirebilmek. Bunun için ne gerekli peki, bugün bu meslek neden en kötü dönemini yaşıyor? Bu yaşananlarda, meslek içinden ve dışından, kimlerin ne kadar payı var?

Maalesef, o güzel günlerin tam aksine, meslek bugünlerde çöküş dönemini yaşıyor. Bunun temel nedeni o günlerde kurulan başarılı gelir gider dengesinin bugün bir türlü kurulamıyor olması. Bugün maalesef otobüsçü her gün artan giderlerle boğuşmak zorunda. Her yeni hizmet yeni bir külfet olarak geri dönüyor. Haliyle otobüsçü o günlerin aksine bugün mutsuz, gelecek için ise endişeli. Tamponlara yazılan o ironik yazı bugün maalesef kısmen gerçek olmuş durumda. Kısmen diyorum çünkü Türk Hava Yolları otobüsçüye rakip olmakla birlikte maalesef tek rakibi Türk Hava Yolları değil otobüsçünün. Aslına bakarsanız otobüsçünün rakibi kim o da belli değil. İçeriden ve dışarıdan o kadar çok ve çeşitli rakiple uğraşmak zorunda kalıyor ki otobüsçü, dost kim düşman kim ayırt etmek hayli zor. Hükümet yanlı ulaştırma politikalarıyla ana ve en önemli rakip olarak değerlendirilebilir. Bunu irili ufaklı devlet ve özel havayolu şirketleri izliyor. Demiryolu taşımacılığı bu rekabette eksik kalır mı, tabii ki hayır.

Son dönem adeta otobüsçülüğe soyunan deniz taşımacılarını da unutmamak lazım. Tüm bunlar yetmezmiş gibi her gün yeni türeyen otobüs firmalarının birbirleriyle giriştikleri mesnetsiz rekabet de işin tuzu biberi olmuş durumda.

Velhasılıkelam, demem o ki, otobüsçü hayatının en zor günlerini yaşıyor. Bugünleri yaşarken bile birbirine kenetlenmiyor oluşu ve dışarıdaki rakipler yetmezmiş gibi içeride birbirini yok etmeye çalışması ise ziyadesiyle manasız.

Rekabetin de bir etiği, ahlakı, kuralları var ve öyle de olmalı. Biz kendi aramızda oyunu kurallarına göre oynamazsak dışarıdan oyuna müdahil olmaya çalışanlar bu kuralları hiç tanımazlar. Bu nedenle öncelikli hedefimiz, sektör içerisinde mantık kurallarına uygun bir rekabet ortamı yaratmak olmalı. Böylece diğer modlarla yaşanan rekabetin de daha dengeli ve ölçülü olmasını sağlayabiliriz.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."