• Dolar Alış / Satış: 3.778 / 3.785
  • Euro Alış / Satış: 4.637 / 4.645
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Şarkı güzel ama İngilizce

26 Aralık 2017
Şarkı güzel ama İngilizce

YAKIN dönemde bir röportajıyla internet fenomeni olan bir kardeşimiz vardı. Can Bonomo’nun Eurovision şarkı yarışmasında bizi temsil edeceği şarkı ile ilgili fikri sorulunca, ‘Şarkı güzel ama İngilizce, İngilizcesi güzel ama Türkçe ne diyor bilmiyorum.’ cevabı ve samimi tavırlarıyla gönüllerimize taht kurmuştu. Ne hikmetse, bakanlığın yeni yönetmelik tasarısı ile ilgili her gün değişen açıklamalarından sonra ben de o güzel yürekli kardeşimizin haletiruhiyesine büründüm. Şarkı güzel ama İngilizce sayın yetkililer, Türkçesi ne bilmiyoruz.

Üzerinden zaman geçti unutulmuş olabilir, biraz hafızaları tazelemekte yarar var. Son haftasına girmiş olduğumuz bu yılın başlarında atıldı yeni yönetmelik tasarısı ile ilgili ilk adımlar. Bakanlık en başta, sektörün bu konudaki fikirlerini önemsediğini ziyadesiyle hissettiren adımlar attı ve bu adımlarla sektörün tabanını fethetmeyi başardı diyebiliriz. Bununla birlikte sektörde başlayan hareketlilik giderek yerini tatlı bir telaşa bıraktı. Sektör, ilk defa fikirlerinin önemsendiği hissettiğinden, ince eleyip sık dokudu. Herkesin fikri alınarak harmanlanan tasarı, bakanlığa sunuldu. Bakanlık bu tasarı ile kendi oluşturduğu tasarıyı karşılaştırdı, olumlu ve olumsuz yanlarını değerlendirdi. Değerlendirmeler ve neticesinde oluşturulan ortak tasarı, bir çalıştayla sektörle paylaşıldı. Bu çalıştayda sektörün itirazları oldu, onayladığı maddeler oldu. Bakanlığın açıklamaları, kabul ve itirazları oldu. Yani herşey olması gerektiği gibiydi. Bu tablo hiç değişmeden yaklaşık bir yıl boyunca çalıştaylar, toplantılar devam etti. Sektör bir takım öneriler sundu, bakanlık bir takım değişiklikler yaptı. Zaman zaman fikirler çatıştı, değişikliklerden beğenilen oldu beğenilmeyen oldu. Sektör içinde fikir ayrılıkları oldu. Kimi ak kimi kara dedi. Acısıyla tatlısıyla bugüne kadar gelindi. Bu yönetmeliğe bizzat tabi olan sektör mensuplarının desteğiyle, bakanlığın yetkisinde, iyisiyle kötüsüyle yeni bir yönetmelik tasarısı oluşturuldu. Sektör tüm bu gelişmeleri olumlu olarak değerlendiriyordu çünkü bu kez bakanlık yıllardır yapılmayanı yapmıştı, sektörün fikirlerini değerlendirmişti. Ta ki birkaç hafta öncesine kadar.

Ne oldu birkaç hafta önce? Bakanlık ilk bombayı patlattı. IPRU kongresinde, sektöre tasarının birlikte oluşturulduğu şekliyle hayata geçirilmeyeceğinin sinyalleri verildi. Söylenilenlerin özeti şuydu; tasarıda sektörün talep ettiği değişiklikler askıya alınacak, yani rafa kaldırılacaktı. Bu adımın sektörün nabzını ölçmek için atıldığı fikrindeyim. Baktılar nabızda yükselme yok, hatta beklenilen aksine tepki değil alkış var.

Diyarbakır toplantısında bu sefer esas bombayı patlattılar. Önceki konuşmada askıya aldık dedikleri sektör beklentisi değişikliklerin uygulanmasından tamamen vazgeçtiklerini duyurdular. Böylesinin bizim için daha hayırlı olacağını beyan ettiler. Aylarca bizi dinlediler, yordular, çalıştırdılar. Fikir ürettik, beyin fırtınası yaptık, bizim için en iyisi bu olacaktır dedik. Fikir ayrılıklarımız oldu, sektörün bekası için belki küslüklerimiz kırgınlıklarımız bile oldu. Bu kadar yıpranmanın ödülü ne oldu derseniz, koca bir hiç. Bakanlık ne yaptı etti, yine kendi bildiğini okudu.

Bu durum, kafalarda fazlasıyla soru işareti oluşturdu. Bakanlık madem kendi bildiğini yapacaktı, bu koca sektöre neden bu süreci yaşattı? Sektörün fikirleri önemsenmeyecekti madem, neden çalıştaylar, toplantılar düzenlendi? Özellikle belge değişikliğinin iptali konusunda, gelen itirazlar diye bir gerekçe sunuluyor.

Sektörün ortak kararla yazılı olarak sunduğu öneriler midir bakanlığın dikkate alması gereken yoksa kulaktan kulağa fısıldananlar mı? Öte yandan, bakanlığın bu itirazları bu kadar önemserken sektörün yönetmelikle ilgili ortak taleplerini önemsememesi normal midir? İnsan değinmeden geçemiyor; madem sonunda bunca emeğin hepsini silip atacaktınız, bu kadar insanın mesaisinden neden çaldınız? Amacınız alkış almaktıysa şayet, bu sektör sizi ne yapsanız koşulsuz alkışlamıyor muydu zaten? Niyet ne, amaç ne, anlayabilene aşk olsun. O güzel yürekli kardeşimizin de dediği gibi, şarkı güzel ama İngilizce.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Güle Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."