• Dolar Alış / Satış: 3.879 / 3.886
  • Euro Alış / Satış: 4.576 / 4.584
  • ISTANBUL:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

SEKTÖRDE VERİMLİLİK

9 Kasım 2016
SEKTÖRDE VERİMLİLİK

UZUN zamandır karayolu yolcu taşımacılığı sektöründe ‘verimlilik’ kavramı dile getiriliyor yazılıyor, çiziliyor. Ancak sektörümüzle ilgili ‘verimlilik nedir, nasıl sağlanır’ konulu yapılmış bilimsel  bir araştırma ve çalışma varmı; bilemiyorum. Verimlilik nedir ve bununla ne kast ediliyor, bunu biraz açmamız gerekiyor.

Öncelikle sektörde verimliliği biz mi sağlayacağız; devletten mi  bekliyoruz? Benim görüşüm, devletten beklediğimiz yönündedir.

 

Genel Olarak Verimlilik:

Verimlilik, genelde kesin olmaktan uzak, tanımlanmasında teorik güçlükler ve ölçülmesinde teknik zorluklar olan bir kavramdır. Günümüzde, verimlilik kavramına büyük değer verilmekte ve bu nedenle çeşitli alanlarda verimliliğin belirlenmesi, ölçülmesi ve değerlendirilmesi konularında yoğun çalışmalar yapılmaktadır.

Bireyler ve araştırmacılar meslek gruplarına ve ilgilendikleri faaliyet konularına göre verimliliğe farklı anlamlar yüklemektedirler.  Yatırımcılar açısından daha çok, kârlı yeni yatırım imkanları sağlayan verimlilik, işçiler için daha yüksek ücret, daha kısa çalışma süresi, daha çok maddi ve manevi tatmin duyma demektir.

Tüketiciler ve tüm toplum açısından ise verimlilik, daha kaliteli ve ucuz mal veya hizmet, ihtiyaçların daha etkin ve mükemmel bir şekilde karşılanması anlamına gelir.

Verimlilik, üretimden elde edilenlerin, üretim sırasında harcanan üretim faktörlerine oranını ifade etmektedir. Buna göre, verimliliği arttırabilmek için ya üretimde kullanılan üretim faktörlerini sabit tutarak üretim miktarını arttırabilmek ya da üretim miktarını sabit tutarak kullanılan üretim faktörleri miktarını azaltabilmek gerekmektedir.

Verimlilik, işletmenin başarı derecesini ve kârlılık durumunu gösterir. Piyasa koşullarına zamanında uyum gösteren bir işletmenin başarılı olmasında en etken faktör; o işletmenin teknolojik gelişmeye ayak uydurarak gerçek maliyetlerini düşürmesi, diğer bir deyişle birim ürün üretimi için kullanılan girdi hacmini azaltmasıdır.

Girdi ve çıktı arasındaki oran verimlilik olarak tanımlandığına göre, işletmenin başarısı verimlilik artışına bağlıdır denilebilir. Belli miktarda girdiler karşısında üretimdeki artışlar, diğer bir deyişle, verimlilikteki artışların en büyük nedeni teknolojik gelişmedir.  Serbest rekabete dayanan bir ekonomide, işletmelerin uzun dönemlerdeki kârlılık oranları, verimliliklerini yansıtan bir ölçüt ola¬rak kabul edilebilir.

Serbest rekabet piyasasında tüm işletmeler girdilerinde aynı fiyatlarla karşılaştıkları için, bu işletmelerin kâr oranlarındaki artışlar girdilerin gerçek maliyetlerinin azalması, yani verimliliğin artışına bağlıdır.

Verimlilik, işletme yönetimi açısından da önemlidir: Verimlilik oranları ve verimliliğin ölçülmesi işletmelerin genel işleyişlerini ve başarı derecesini ortaya koyan önemli göstergelerdir.

Sonuç olarak, bizm sektörümüzde  verimlilikten bahsedilirken, verimlilik kavramına sadece yatırımcı açısından bakılmakta, değerlendirmeler, daha çok yolcu, sefer başı doluluğun sağlanması, işletme genel giderlerinin azaltılması ve karlılığın sağlanması buna bağlı olarak karlı bir işletme anlaşılmaktadır.

 

Tüm bu değerlendirmelere rağmen; biz, sektörde verimliliğin sağlanmasının önündeki en önemli engelin akaryakıt fiyatlarının yüksekliği olarak gördük. Akaryakıt giderlerimize odaklandık diğer faktörleri hep gözardı ettik.

Sivil havacılığa ve kısmen yüksek hızlı trenlere kaptırdığımız yolcuları geri getireceğini düşünerek uçak yakıtına da ÖTV vergisi getirilsin dedik.

Bundan bir sonuç çıkmayacağını anlayınca, ardından yolcu taşımacılığında kullanılan akaryakıta ÖTV ve KDV indirimi istedik, bundan da sonuç çıkmayacağını bilmemize rağmen hala laf olsun diye arada dile getiriyoruz. Açıkçası devletten teşvik ve destek istedik, olmadı.

 

Böyle olunca da dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri ve ulaşım sektöründe yaşanan teknolojik gelişmeleri -internet, e ticaret gibi- ve sekörümüze yansımalarının olacağını göremedik; dolayısıyla da kendimiz bu gelişmelere adapte edemedik. Biz zannediyoruz ki ucuz uçak bileti sadece Türkiye de var.

Ryanair, 1985 yılında İrlanda’da kurulmuş olan havayolu şirketi. Onbir yıldır düşük maliyetli biletleriyle AB içinde ve dışında uçmaktadır. Easy Jet 30 Ülkede 130 uçuş noktasına 250 uçak ile hizmet vermekte, yılda 70 Milyon yolcu taşımaktadır. Her iki hava yolu şirketi, yolcularına en uygun fiyatlarla uçuş garantisi vermektedir.

Dua edelim AB’ye girme serbestliği adına ödün verilmesin; bu şirketlere iç hat uçuş izni verilmesin. Bu iki şirketin dışında AB içinde ve birçok Avrupa ülkesinde iç hat ve ucuz uçuş yapan ulusal işletmeler var.

Ülkemizde yüksek sezonda ve önemli tarihlerde uçak bileti fiyatları tavan yapıyor; fiyatlar yükseldi diye de insanlar otobüse mi hucum ediyor. Kendimzi kandırmayalım.

 

Şehirlerarası yolcu taşımacılığında yaşanan en önemli sorun; atıl kapasite nedeniyle verimliliğin göz ardı edilerek yeni hat ve seferler açılması, atıl hatların kapatılmaması, bunda ısrar edilmesi ve buna bağlı olarak da yaşanan yıkıcı rekabettir.

Sektör bunu görememektedir, bireysel otobüsçü ağırlıklı çalıştığımız döenmden gelen bir hastalıktır bu.

Bu güne kadar tedavi edilmemiştir. Bakanlığın da arz ve talep dengesi gözetmeden yeni hat taleplerine izin vermesi bu durumu körüklememektedir.  Körüklenen nedir, atıl kapasitedir.

Sektörün küçülmesi, evet işletme sayısı açısından gerçekleşmiştir, ancak araç sayısında bir düşme yoktur.

Mevcut atıl kapasite verimliliğin önündeki en önemli etkendir. Sektör serbest piyasa koşullarında atıl kapasiteyi eritecek ve bu değişimi yapabilecek, rekabeti sağlayabilecek bir ortak aklı oluşturmada yetersiz kalmaktadır.

Bu konuda düzenleyici otoritenin arz ve talep dengesini gözeterek tıpkı havayollarında olduğu gibi yeni hat ve sefer izinleri konusunda daha rasyonel kararlar alması gerekmektedir.

 

Bana göre öncelikli olarak yapılması gerekenler:

Yaptığımız işten para kazanma mantığı üzerinde çalışmamız lazım! Anlayan anladı…

– Yeni hat ve sefer taleplerinin, ‘arz talep dengesi’ gözetilerek verilmesi, eski hat ve sefer sayılarının işletme bazında incelenerek verimli olmayan hatların iptali ve sefer sayılarının azaltılması ile ilgili düzenlemeler gerekmektedir.

 

– Ortak taşımalara izin verilmelidir. Burada kast edilen, aynı gün aynı saatte sefer düzenleyenlerin doluluğu sağlayamamaları durumunda, yolcuları bir otobüste birleştirmeleridir.

 

– e-Bilet, e-fatura ve eloktronik ortamda belgelerin beyanının kabul edilmeli, gerekli mevzuat düzenlemesi acilen yapılmalıdır.

 

-Kentiçi ücretsiz servisler kaldırılmalı veya Havaş örneğinde olduğu gibi ortak ücretli servis yapılanmasına geçilmelidir.

 

 

– Mevcut bilet satış acentesi mantığı ve yapılanması, acilen terk edilmelidir. Hiç kimse uçak bileti almak için havayolu şirketine veya seyahat acentesine gitmiyor. Bizde neden gidiliyor?

 

-Uçak/otobüs, tren/otobüs, gemi/otobüs enteğre taşımacılık modelleri geliştirilmeli ve mevzuatta yeniden düzenleme yapılmalıdır.

 

-Kurumsallaşma ve şirket birleşmeleri teşvik edilmelidir.

– B2 ve D2 Türü yetki belgeleri geçici ve süreli olarak durdurulmalıdır.

 

Sektörün temel sorunu ülkemizdeki ulaşım sistemindeki değişimi görememek ve yeniden yapılanma gerekliliğine inanmamaktır.

Mevcut sistemin birtakım geçici teşvik ve  tedbirlerle düzeleceğine inanmasıdır.

Bu şartlarda verimliliğin sağlaması ve mümkün değidir.

 

Sektörün acilen bu öneriler üzerinde düşünmesi, tartışması fikir geliştirmesi ve eylem planı oluşturması gerekmektedir.

Saygılarımla.

 

NOT: Verimlilikle ilgili daha detaylı bilgiler almak isteyenlere; benim de yazımda hayli yararlandığım http://www.efzen.com/verimliligin-tanimi-ve-onemi-odevi adresini ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."