• Dolar Alış / Satış: 3.518 / 3.524
  • Euro Alış / Satış: 4.125 / 4.132
  • ISTANBUL:
  • Güneş: 06:10
  • Öğle: 13:15
  • İkindi: 17:01
  • Akşam: 20:07
  • Yatsı: 21:36
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

SİGORTA SORUNSALI

15 Ağustos 2016
SİGORTA SORUNSALI

ZORUNLU Trafik Sigortası, son dönemlerde tüm ülkenin olduğu gibi sektörümüzün de üzerine bir karabulut gibi çökmüş durumda. Son dönem diyerek geçiştirdiğim süreç öyle üç beş aylık bir zaman dilimi değil bu arada, nereden baksan üç dört yıl. Gerçi son günlerde bulutlar biraz dağılır gibi oldu ama yine de bir eksiklik var gibi.

Sorun ülke genelini ilgilendiren bir sorun olunca, haliyle ülke gündemini uzunca bir süre işgal etmeyi de başardı. Bunun sonucunda gerekli müdahaleler yapıldı ve sigorta primlerine yeni düzenlemeler getirildi. Bu düzenlemelere göre, trafik sigortası primlerinde %10 ile %20 arası bir indirim söz konusu şu an. Şu an durum bu evet, peki ya öncesi? Fahiş primler ödenerek düzenlenen sigorta poliçeleri ne olacak? Ödenen primlerin iadesi söz konusu olacak mı? Prim iadesi talebi biraz hayal gücünü zorlayıcı bir talep kabul ediyorum. Sigorta şirketi prim farkını hesapladı ve iade etmeyi kabul etti diyelim, acente komisyonu var. Hadi onu da çözdük, vergi iadesi söz konusu. Çok değerli bir politikacı büyüğümüzün de dediği gibi, ‘Devletin aldığı parayı geri verdiği nerede görülmüş azizim’. Demek ki bugüne kadar düzenlenmiş sigorta poliçelerinin üzerine birer bardak soğuk su içip önümüze bakacağız.

Önümüze bakalım bakmasına da önümüz yine karanlık, hatta artık zifiri karanlık. Bugün %10 indirim uygulanan sigorta primlerinin geçmiş yıllarda ödenen primlere oranla %200 daha fazla olduğunu göremiyor ve alınan bu indirim sözünü bir başarı addediyor oluşumuzun tek açıklaması zifiri karanlıkta önümüzü göremememiz olabilir çünkü. İndirim sözü, mevcut durumu ifade edebilmek için bulabildiğim en uygun tamlama. Zira indirim uygulamaya başlayan sigorta şirketi sayısı henüz bir elin parmaklarıyla sınırlı. Onların da pek indirim uyguladığı söylenemez, gönüllerinden ne koparsa işte.

İşin sektörümüzü de yakinen ilgilendiren bir boyutu daha var. Yakın zamanda zorunlu trafik sigortası ile zorunlu karayolları mali sorumluluk sigortası arasında yapılan gizli nikâh. Bu nikâh en çok sektörümüzü ilgilendirirken, nedense ne fikrimiz alındı ne de davet edildik. Sonuç olarak, yine en büyük zararı biz gördük. Üstelik bu durumu bir başarı olarak görüp gündeme taşımaktan da geri kalmadık. Şimdi şöyle bir geriye dönelim ve kısa bir analizde bulunalım. Bu sigorta evliliğinden önce, bir otobüs için trafik sigortasına ve taşımacılık sigortasına toplam ortalama on bin TL prim ödüyorduk. Bahsettiğim rakamlar birkaç yıl öncesi değil bu arada, birleşmenin hemen öncesi. Üstelik herhangi bir kaza anında kapsamları çerçevesinde her iki sigorta şirketi ayrı ayrı tazminat ödemesi yapmakla mükellefti. Sonra ne oldu? Bir fikir oluştu bazı kafalarda, zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası kaldırıldı ve kapsamı zorunlu trafik sigortası kapsamına dâhil edildi. Şu ana kadar olan her şey normal ve lehte. Lehte olmayan bir gelişme, şu anki haliyle trafik sigortası teminatının birleşme öncesi iki sigortanın toplam teminatlarını karşılamıyor oluşu. Bir diğeri ve daha önemlisi ise, birleşme öncesi iki sigortanın toplam prim bedelleri ortalama on bin TL iken birleşme sonrası trafik sigortası primlerinin on yedi bin TL gibi fahiş rakamlara ulaşmış olması. Hal böyle olunca bizlerin artık sektör olarak tek başımıza hakkımızı aramakta biraz zorlandığımızı kabul etmemiz gerek. Öte yandan kimi zaman doğruyla yanlışı ayırt etmekte bile zorlanıyor gibiyiz.

Daha önce de zikrettiğim üzere, neyse ki trafik sigortası primlerindeki astronomik yükseliş ülke genelini ilgilendiren bir sorun. Sadece sektörümüzün muhatap olduğu bir sorun olsaydı, bu indirimlerin alınması bile çok zor olacaktı zannımca. Kabul etmeliyiz ki, bizler kendimizi anlatmayan veya anlatamayan bir sektörüz ve genel itibariyle eleştiriye ve farklı fikirlere pek açık değiliz.

Herhangi bir konuda bir arpa boyu yol alabilmemiz için, önce kendi içimizdeki onay mekanizmasını aşmamız gerekli. Bu nedenledir ki, biz bir konuda karara varıp bir şeyleri yoluna koymak için program yapmaya başladığımızda yumurta çoktan kapıya dayanmış oluyor.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."