• Dolar Alış / Satış: 3.53 / 3.536
  • Euro Alış / Satış: 4.111 / 4.118
  • ISTANBUL:
  • Güneş: 05:44
  • Öğle: 13:18
  • İkindi: 17:13
  • Akşam: 20:38
  • Yatsı: 22:20
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Telifte de ‘engelli’deki hata yapılıyor

6 Haziran 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
54 defa okundu.
Telifte de ‘engelli’deki hata yapılıyor

ASLINDA taa Fatih Sultan Mehmet’ten bu yana, ulus olarak hep Batı’ya yönelmiş ve o coğrafyanın değerlerini kendimize uygun bulmuşuz. Bugün de böyle; Türkiye Avrupa Birliği’ne üye olmak istiyor. Bunun için de yıllardır mücadele veriyor. Bilindiği gibi Avrupa Birliği’nin bir takım üyelik kriterleri var.

Bunların yerine getirilmesi isteniyor. Biz de, bugüne dek birçok başlık açtık ve birçok uyum yasasını yürürlüğe koyduk. Tabii koyamadıklarımız da var; nitekim hükümet önümüzdeki 12 aylık süreçte konuyla ilgili somut adımların atılacağını söyledi.

Üyelik denince pek sık duyduğumuz bir ifade var: Geçiş süreci… Avrupa Birliği’ne yön veren ve kriterleri belirleyen ülkeler; ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasi anlamda hayli ileride olan ülkeler. Kriterler de, bu ülkeler baz alınarak belirlenmiş. Peki daha geride olan ülkeler ne yapacak? İşte bu ülkeler, ‘geçiş süreci’ ile kendisini adım adım dönüştürecek. Yoksa hiçbir ülke bir çırpıda kriterleri yerine getirip üye olamaz.

İşte bu nokta, çok çok önemli. Nasıl mı?

Bakınız; ‘Engelli Yasası’ da, AB’ye uyum süreci kapsamında 1 Temmuz 2005 yılında çıkarılmış bir kanun. Çok radikal, hatta uygulanabilirliği mümkün bile olmayan dönüşümleri içeriyor. Nitekim bundan dolayıdır ki; aradan 12 yıl geçmesine rağmen ne toplu ulaşım araçlarının tümü dönüştü, ne kamu alanları ve ne de kamu binalarının dönüşümü gerçekleşti. Belki 10-15 yıl sonra bile gerçek bir dönüşüm olmayacak. Siz bu durumda kalkıp; “yasaya uymayan cezalandırılır”ı uygulamaya başlarsanız; belediyeler de iş yapamaz duruma gelir, taşımacılar da ve hatta açılan mahkemeler yüzünden yargı bile çalışamaz hale gelir. Dönüşüm ve uyum süreci işte böyle bir şey!

Şimdi de bu perspektiften hazınlanan yeni ‘Telif Yasa Tasarısı’na bakalım. Yasanın neler içerdiği ile ilgili gazetede defalarca yazılar yazıldı; TOF Başkanımız sayın Mustafa Yıldırım, tehlikelerin altını satır satır çizdi. Ben bu ayrıntıya germek istemiyorum. Asıl üzerinde durmak istediğim nokta; tasarının hazırlık gerekçesinde dile getirilenlerdir.

“Avrupa’da sistem böyle işliyor. Telif bedelleri şu kadar. Cezalar şöyle… Orada evlerde bile telif alınmaya başlandı” deniliyor… Evet doğru olabilir; Avrupa’da böyledir. Peki bu elbise Türkiye’ye uygun mudur? Ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan baktığınızda; ülkemiz gerçekliği ile ne kadar uyuşmaktadır? Bunun bir geçiş ve dönüşüm süreci yok mudur? Diğer taraftan ‘Ben çıkardım, ödemeyen ceza alır’ mantığı; yönetme siyaseti ile ne kadar uyuşmaktadır? Bu sorular maalesef havada kalıyor. Tasarıyla ilgili görüş bildirme süresi uzatılmalı, bu süre içerisinde sanatçılarla kullanıcı sektörlerin temsilcileri bir araya getirilmeli; karşılıklı anlayışla yeni bir tasarı hazırlanmalıdır.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."