• Dolar Alış / Satış: 3.521 / 3.528
  • Euro Alış / Satış: 4.133 / 4.141
  • ISTANBUL:
  • Güneş: 06:10
  • Öğle: 13:15
  • İkindi: 17:01
  • Akşam: 20:07
  • Yatsı: 21:36
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

TOBB SEKTÖR MECLİSİ, SEKTÖRÜN SORUNLARINI KAPSAYAN DETAYLI BİR RAPOR HAZIRLADI…

12 Aralık 2016
TOBB SEKTÖR MECLİSİ, SEKTÖRÜN SORUNLARINI KAPSAYAN DETAYLI BİR RAPOR HAZIRLADI…

İŞTE: Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Raporu

ÖNSÖZ

Ülkelerin kalkınmışlık ve gelişmişlik düzeylerini belirleyen en önemli faktörlerden biri olan ulaşım sistemleri aynı zamanda sosyal ekonomik ve kültürel yaşamın itici gücüdür. Dünya turizmindeki payı her geçen gün artan Türkiye’de ulaşım sistemlerindeki gelişmişlik dahada büyük önem arz etmektedir. Cumhuriyetin ilk yıllarında başlatılan demiryolu yatırımlarının ikinci dünya savaşından sonra duraklatılması ülkemizi karayolu bağımlı bir ülke konumuna getirmiştir. O yıllardan sonra hızlı nüfus artışına, sosyal, ekonomik ve kültürel faaliyetlere bağlı olarak artan ulaşım talepleri ağırlıklı olarak, tamamı özel sektör tarafından sürdürülen karayolu taşımacılığı ile karşılanmıştır.

Karayolu yolcu taşımacıları olarak üstlendiğimiz sorumluluğu sınırlı imkanlarla ve layıkı ile yerine getirip dünyanın en iyi karayolu yolcu taşımacılığını yaparak, ülke insanına ve ülke ekonomisine büyük katkılar sağladığımıza inanıyoruz. Son yıllarda devrim niteliğinde ulaşım yatırımlarına sahne olan ülkemiz, tek modlu taşımacılıktan çok modlu taşımacılığa hızlı geçiş yapmıştır. Bu hızlı geçiş sürecinde modlar arası dengeler sağlanırken, hazırlıksız yakalanan karayolu yolcu taşımacılığı, kaynaklarını israf ederek tarihinin en sıkıntılı dönemini yaşamaktadır. Havayolu ve demiryolu taşımacılığındaki gelişmelere rağmen karayolu taşımacılığı dün olduğu gibi bugünde yarında diğer taşıma sistemlerinin ekonomik alternatifi ve tamamlayıcısı olmaya devam edecektir. Uzun zaman ve ağır yatırım gerektiren ulaşım sistemlerinin  dönüşümü, kalkınma planları çerçevesinde katılımcı bir anlayışla ele alınarak altyapı ve işletmede bütünleşik bir anlayışla sürdürülmelidir. Toplu taşıma özelliği dikkate alınarak karayolunun önündeki engeller kaldırılmalı ve hak ettiği destekler sağlanmalıdır.

Mevzuatlar arası çelişkilerin yarattığı mağduriyetlerin önlenmesi için kanun ve yönetmelikler uyumlu ve eş zamanlı hazırlanmalıdır. Değerli komisyon üyeleri; sizlerden beklentimiz, ulaşımı insanlar için eziyet ve maliyet olmaktan çıkaracak bütünleşik ulaştırma altyapıları ile adil ve dengeli entegre taşımacılık düzenlemeleri konularındaki taleplerimizi çözüm süreçlerine taşımanızdır.

 

A- SEKTÖR MECLİSİ KAPSAMI

Karayolu yolcu taşımacılığı erişme özgürlüğü ile diğer ulusal ve yerel taşıma sistemlerinin ekonomik alternatifi ve vazgeçilmez tamamlayıcısıdır.  Diğer sistemlerin erişimi kalkış varış noktaları ile (havalimanı, limanlar ve tren garları) sınırlıdır. Karayolu taşımacılığı bu özelliği ile Türkiye coğrafyasının ana arterlerinden kılcal damarlarına kadar her noktasına hayat taşımaktadır. Sektörün kapsama alanındaki faaliyetler taşıma türlerine göre aşağıda sayılarla ifade edilmiştir.

 

1-4925 Sayılı “Karayolu Taşıma Kanunu” kapsamında;

a-D1 (karayolu şehirlerarası tarifeli yolcu taşımacılığı)

b-D2 (karayolugurup taşımacılığı)

c-B1 (karayolu uluslarası tarifeli yolcu taşımacılığı).

d-B2 (karayolu uluslararası gurup taşımacılığı)

e-F1 (İç hatlar bilet satış acenteleri)

f-F2 (Dış hatlar bilet satış acenteleri)

 

2-5216- 5393- 2918 Sayılı Kanunlar Kapsamında (UKOME ve Trafik Komisyonları)

a-Özel Halk Otobüsçülüğü

b-Personel Taşımacılığı.

c-Öğrenci Taşımacılığı

Meslek guruplarını temsil etmektedir.

 

Karayolu yolcu taşımacılığı sektöründe kullanılan araç sayıları:

Şehirlerarası ve uluslararası otobüs sayısı: 11.000

Turizm otobüsçülüğü: 40.000

Kısa mesafe taşımacılığı: 60.000

Özel halk otobüsçülüğü: 20.000

Öğrenci ve personel taşımacılığı: 180.000

Toplam araç sayısı: 311.000

Kayıtdışı çalışan araçlarla bu sayı 400.000 cıvarındadır.

 

Sektörde istihdam edilen insan sayısı yer hizmetleri ve yan sanayi dikkate alındığında 1.800.000 kişi civarındadır. Sektörümüz ekonomisine, turizm ve otomotiv endüstrilerine çok yönlü katkılar sağlamaktadır.

 

B- ‘Ulaştırma Ana Planı’ ve

‘Ulusal Ulaşım Kimliği ihtiyacı

Ülkemizde insan taşımacılığı son yıllarda yapılan büyük yatırımlarla, karayolu ağırlıklı sistemden çok modlu sisteme evrilerek entegre taşımacılığa geçilmektedir. Karayolu taşımacılığı diğer taşıma modlarının ekonomik alternatifi ve vazgeçilmez tamamlayıcısı olarak bölgesel bir yapıya geçiş sürecini yaşamaktadır. Bu değişimler sistemler arası geçişleri hızlı, güvenli, konforlu ve ekonomik hale getirerek, altyapı yatırımlarında ve işletmede entegrasyonu sağlayacak düzenlemeleri zorunlu hale getirmiştir.

Ulusal ulaşım altyapısının üç halkası olan demiryolları, limanlar ve hava meydanları ile ilgili süreçler UDHB tarafından DLH eliyle sürdürülürken, sistemin dördüncü halkası olan otogarlar yerel yönetimler tarafından yanlış konumlandırılarak ve yanlış projelendirilerek sistemden koparılmaktadır. Ulaşım sistemlerinin işletim, yönetim ve denetiminde akıllı sistemler teşvik edilerek etkin bir şekilde kullanılmalı bürokratik işlemler azaltılmalıdır. Ulaşım sistemleri tek otorite tarafında yönetilerek, kent içi ulaşım sistemleri, ulusal ve uluslararası ulaşım sistemleri ile bütünleşik bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Kamu özel sektör işbirliği ile sektördeki eğitim ihtiyaçları karşılanmalıdır.

Otobüs kaptanları toplu taşıma özelliği dikkate alınarak diğer sürücülerden farklı bir statüye kavuşturulmalı ve kaptan olarak ehliyetlendirilmelidir.

Turizm Taşımacılığı: Turizm ekonomisinin en önemli tamamlayıcısı olan turizm otobüsçülüğü turizm bölgeleri başta olmak üzere ülke genelinde altyapıdan (parklanma, bekleme ve transfer naktaları) yoksundur. Turizm taşımacılığı Belgeli ulusal taşımacılık olmasına rağmen yerel yönetimler tarafından (UKOME kararları) yasaya aykırı uygulamalarla engellenmektedir.

Uluslararası Taşımacılık: Kapı geçişlerinde yaşanan sıkıntılar, bürokrasi, yasal olmayan engellemeler ve haksız ceza uygulamaları ile mağduriyet yaşamaktadır.

Özel halk Otobüsçülüğü: Yasal düzenlemelerde tanım yokluğu, toplu taşıma kapsamında  değerlendirilmemiş olmak,indirimli ve ücretsiz taşımalarda yeteri kadar desteklenmemek, KDV ve ÖTV düzenlemelerinden yeterli oranda istifade edememek gibi sorunlar yaşamaktadır.

Okul ve servis taşımacılığı: İstanbul başta olmak üzere ülke genelinde servis taşımacılığı yönergelerinin yarattığı mağduriyetler, Belediye meclislerinin maliyetleri karşılamayan ücret tarifeleri, plaka sınırlamalarındaki iller arası farklılık sorunları yaşanmaktadır.

Gelişen ve değişen ulusal ulaşım sistemlerini altyapı ve işletmede bütünleşik bir yapı içinde değerlendiren, ulaşımda hız, konfor, ekonomi ve güvenlik taleplerini karşılayan kaynak israfını önleyerek kapasite kullanımı ve verimliliği artıran yeni ‘Ulaştırma Ana Planı’  hazırlanmalı ve “Ulusal Ulaşım Kimliği” oluşturulmalıdır.

Bundan sonra yapılacak her ulaşım yatırımı ve işletme kararları bu planın tamamlayıcısı olmalıdır.

Yeni ‘Ulaştırma Ana Planı’ hazırlanma, yatırım ve işletme süreçleri için, UDHB koordinasyonu ile katılımcı bir anlayış sergilenerek, ulaşım otoriteleri, yerel yönetimler birliği ve TOBB sektör meclislerindeki taşıma modlarının temsilcilerininde katılımı ile  “Yolcu Taşımacılığı Konseyi” oluşturulmalıdır.

 

C- Karayolu yolcu taşımacılığı sorunları ve ‘Yolcu Taşımacılığı Konseyi’ kuruluş talebimiz

Karayolu taşımacılığı diğer taşıma sistemlerinin ekonomik alternatifi ve vazgeçilmez tamamlayıcısı olarak değerlendirilmelidir.  Ulaşım sistemlerindeki hızlı dönüşüm karayolu pazarını daraltarak atıl kapasite yaratmakta ve karayolu taşımacılığını ekonomik darboğaza sürüklemektedir. Vergisiz akaryakıt imtiyazını haksız rekabete dönüştüren havayolu taşımacılığı otobüslerden ucuz bilet satarak uzun yol pazarını yüzde 80 daraltmıştır. Zorunlu olarak bölgesel taşımacılığa ve kısa mesafelere çekilen karayolu taşımacılığında yüksek akaryakıt vergileri ile özelleştirilen otoyol ve köprü ücretlerindeki artışlar maliyetleri taşınmaz bir noktaya getirmiştir. Düzenlemelerin yetersizliği taşıma sistemleri arasındaki geçişlerde (Havayolu- Karayolu, Demiryolu-Karayolu) haksız ve adaletsiz uygulamalara neden olmakta, geçici düzenlemelerle ulaşımın önüne engeller konmaktadır.

Ulaşımda hız, konfor, ekonomi ve güvenlik taleplerini en yüksek düzeyde karşılayacak, kaynak israfını önleyerek kapasite kullanımı ve verimliliği artıracak entegre taşımacılık düzenlemeleri kaçınılmaz hale gelmiştir. Entegre taşımacılık mevzuatı, işletme ve altyapıda her mod kendi yolcusunu taşıyacak şekilde düzenlenmeli, modlar arası geçiş kuralları net olarak tanımlanmalıdır. Gerek atıl kapasitenin ihracı gerekse karayolu yolcu taşımacılığının hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi için TİM ve DEİK’le sürdürülen çalışmalar teşvik kapsamına alınmalıdır.

Bu çalışmalarda en önemli sorun, taşımacı şirketlerimizin dünyadaki rakiplerle mukayese edildiklerinde KOBİ ölçeğinde kalmaları ve kurumsal yetersizlikleridir. Dünyadaki en büyük taşımacılık örgütü olan UITP (Uluslararası Toplu Taşımacılar Birliği) bünyesinde KOBİ ölçeğini aşamayan Türk şirketleri bir istisna dışında yer alamamaktadır.

Taşımacı şirketlerimizin güçlerini birleştirmelerine ve ortak taşıma yapmalarına imkan tanıyan yasal düzenleme taleplerimiz teşvik kapsamında değerlendirilerek karşılanmalıdır. Gelişmiş dünya ülkelerinde olduğu gibi, karayolu taşımacılığının tecrübe, yatırım ve insan kaynakları potansiyeli bölgesel ve yerel taşımacılıkta değerlendirilmelidir. Ülkemizde liberal ekonominin gereği olan KİT’lerin özelleştirmeleri hızla devam ederken yerel yönetimler BİT’leri kurarak özel sektörle haksız rekabete girmektedir. Ulaşım sistemleri kullanan öder anlayışı ile işletilmeli, sübvansiyonlar kaldırılmalı ve gelişmiş dünya örneklerinde (Almanya, Fransa) olduğu gibi özelleştirilmelidir. Yeni düzenlemelerde yerel yönetimler kamu payını alarak altyapı yapma, düzenleme ve denetleme rolünü üstlenmelidir.

Ulaşım sistemlerindeki hızlı değişimin ve düzenleme yetersizliklerinin yarattığı sorunlar, geçici düzenlemelerle ve genelgelerle çözülürken yeni sorunlar ve mağduriyetler yaratılmaktadır. Tamamı özel sektör tarafından sürdürülen karayolu yolcu taşımacılığı ile ilgili düzenlemelerde katılımcı bir anlayış sergilenmesi, TOBB bünyesindeki mesleki STK’ların süreçlere katılması ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi ve sorunların çözümüne önemli katkılar sağlayacaktır.

Yeni ‘Ulaştırma Ana Planı’ hazırlanma, yatırım ve işletme süreçlerinde katılımcı bir anlayış sergilenerek, UDHB koordinasyonu ile ulaşım otoriteleri, Yerel Yönetimler Birliği ve TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclis’i temsilcilerinin katılımı ile, sayın Başbakan’ımızın bakanlığı döneminde olur verdiği ‘Yolcu Taşımacılığı Konseyi’ kurulmalıdır. ‘Yolcu Taşımacılığı Konseyi’ yeni düzenlemelerin hazırlanma süreçlerindede etkin bir şekilde rol almalıdır.

 

D- Entegre taşımacılık ve ‘Toplu Ulaşım Kanunu’ ihtiyacı

Son 15 yılda ulaşımda yaşanan hızlı değişim ve dönüşüm yeni düzenleme talepleri yaratmıştır. Karayolu taşımacılığı havayollarındaki hızlı büyüme karşısında kısa mesafelere çekilerek bölgesel bir hale gelmiştir. Gerek Ankara merkezli demiryolu taşımacılığı gerekse kuzey Marmara, Güney Marmara ve Ege bölgesi bağlantılarıyla deniz yolu taşımacılığı her geçen gün artmaktadır. Ulaşım modlarındaki bu gelişmeler entegre taşımacılık düzenlemelerini zorunlu hale getirmiştir. 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve yönetmelikleri kanun öncesi ihtiyaçlara göre düzenlenmiş, günümüzdeki çok modlu entegre taşımacılık ihtiyaçlarını karşılamamaktadır.

4925, 5216, 2918 ve 5393 sayılı Kanunlarının eş zamanlı ve birbiri ile uyumlu hazırlanmaması, ulaşımda otorite çokluğuna ve yetki karmaşasına neden olmakta, belgeli ve yasal taşımalar UKOME’ler tarafından engellenmektedir. Birbirini yok sayan kanunların yarattığı boşluk ve ulaşımdaki otorite çokluğunun yarattığı kaos ortamı, sayısı 30’a çıkan Büyükşehir belediyelerinin özel sektörü yok sayması, kaynak israfına neden olmakta, kapasite kullanımı ve verimliliği engellemektedir. Hükümetler özel sektör dinamiklerini kullanarak KİT’leri yok ederken, yerel yönetimler ulaşımda yeni BİT’ler kurarak özel sektörle haksız rekabet yapmaktadır. Sonuç olarak ulaşımdaki kaos ortamını sonlandırmak, kanunlar arası çelişkileri ortadan kaldırmak, kaynakları rasyonel kullanarak ulaşımda kapasite kullanımı ve verimliliği artırmak, ekonomi, hız, konfor ve güvenlik taleplerini karşılamak için entegre taşımacılık ve ‘Toplu Ulaşım Kanunu’ hazırlanarak uygulamaya konmalıdır. Bu kanun, ulaşımda taraf olan tüm aktörlerin katılımı ile hazırlanarak her modun kendi yolcusunu taşıyacağı şekilde düzenlenmeli ve UDHB koordinasyonu ile tek elden yönetilmelidir.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."