• Dolar Alış / Satış: 3.953 / 3.96
  • Euro Alış / Satış: 4.638 / 4.646
  • ISTANBUL:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Turizm taşımacılığı belgelerinin UKOME kararıyla yeniden düzenlenmesi

31 Ağustos 2016
Turizm taşımacılığı belgelerinin UKOME kararıyla yeniden düzenlenmesi

İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME), Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü’nün 10.02.2016 Tarih ve 274 Sayılı yazısı ve raporu ile turizm taşımacılığı belgelerinin yeniden düzenlenmesi teklifi doğrultusunda 14.07.2016 tarihinde toplanmış, 2016/4-12 sayılı bir karar almıştır.

Alınan bu karar 19.08.2016 tarihinde yayınlandı.

Bu karar yayınlandığı andan itibaren üyelerimizden büyük tepki çekerken, sektörde bu işlere kafa yoran ve emek harcayan insanlarda şaşınlık yarattı.

Yurt genelinde hiçbir büyükşehir ve şehirlerde  olmayan, sadece İstanbul’a has “Turizm servis aracı izin belgesi” uygulaması getirilmiş oldu. 4925 Sayılı Karayolu  Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği’nde turizm taşımalarının da faaliyetlerinin belirlendiği ve yetki belgesine bağlandığı halde İstanbul’da ısrarla bu belge zorunlu olarak istenmektedir. Karayolu Taşıma Kanunu ve yönetmeliklerde tanımlanan taşıma faaliyetlerinin, yetki belgesiz yapılamayacağı açık ve amir hüküm olmasına rağmen, bu belge sadece İstanbul’da faaliyet gösteren tüm taşımacılardan istenmektedir.

 

Sürecin buraya nasıl geldiğinin bilinmesi açısından bazı gerçeklerin açıklanmasında fayda görüyorum. Turizm Taşımacıları Derneği (TTDER) olarak 2009 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü nezdinde yapmış olduğumuz girişimler sonucunda, Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında D2 Türü yetki belgesi sahibi işletme ve yetki belgesine kayıtlı taşıtlarından izin belgesinin istenmemesi konusunda girişimde bulunduk, birçok bilgilendirme toplantısı yaptık, talebimiz görüşüldü ancak kabul edilmedi. UKOME de talebimizin aksine, izin belgesi için istenen evraklara D2 Türü yetki belgesi ve taşıt kartı ilave etti.

 

Ulaştırma Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’ne konuyu aktardık; bizim yüzümüze “Olur mu öyle şey, izin belgesi yetki belgesinin üzerinde olamaz. Ukome’lerin böyle bir yetkisi yok. Kanun ve yönetmelik hükümlerini  bozacak yok sayacak, askıya alacak bir uygulama yapamazlar” dediler… “Hemen bir yazı yazarız, müdahil oluruz” dediler, malesef bu güne kadar sonuç sıfır…

 

İş bununla bitmedi; izin belgesi alınmasında yetki belgesi ve taşıt kartı istenmesinin zorunlu hale getirilmesi,  birçok kişi kurum, meslek odalarını ve sektörel STK’ları rahatsız etti;  girişimde bulundular baskı uyguladılar, bunun üzerine D2 yetki belgesi ve taşıt kartı istenmesi uygulamasını kaldırttılar. Açıkcası kaçak ve korsan taşımanın İstanbul’da önünü açtılar.

Burada Bakanlık, sektörün yani gerçek turizm taşımacısının arkasında durmadı, bizleri savunmadı gerekli girişimlerde bulunmadı.

Biz de 2011 yılında yargıya başvurduk, Bölge İdari Mahkemesi’nde dernek olarak dava açtık. İ.B.B derneğin dava açamayacağı müdahil olamayacağı ile ilgili itiraz etti, red edildi. Mahkeme talebimizin haklı olduğuna “Yetki belgesiz taşımacılık yapılamayacağına, İzin belgesinin Taşıma Kanunu ve Yönetmelik hükümlerini ortadan kaldıramayacağına’ karar verdi. Sonuçta uygulama hakkında yürütmeyi durdurma kararı verildi. İBB itiraz edince, konu yargıtaya gitti. Dava 4 yıldır Yargıtay’da idi, geçen hafta sonuçlandı.

 

Haklılığımızı Yargıtay da onadı. Ancak biz kararın uygulanmasını beklerken, İBB tekrar karara düzeltme dilekçesi vererek  bu işi açıkçası süründürüyor ve direniyor.  14.07.2016 tarihinde alınan UKOME kararı, kaçak ve korsan taşımacılığın İstanbul’da belediye gözetiminde açıkça serbestçe yapılacağının tescilidir. Alınan bu Ukome kararının bizce hukuki dayanağı yoktur, uygulanması mumkün değilidir.

 

Bunun dışında minibüs ve otobüsle yapılan turizm taşımacılığının yeniden belirlenen esalarında;

sektör olarak bizleri rahatsız eden en önemli konu, Turizm taşımacılığı konusunda karar alınıyor, derneğimiz davet edilmiyor. Görüş alınan ve alt komisyon toplantılarına katılan kişi ve kurumların arasında TURİZM TAŞIMACILARI DERNEĞİ  yok! Unutuldu mu? Kasten mi davet edilmedi; anlayamdım.

İşlerine geldiği zaman davet edip görüş soruyorlar, peki bu konuda neden çağrılmadık?

Tek sebebi açmış olduğumuz ve kazandığımız dava olabilir! Kurumlar arasında kavga, dargınlık ve küslük olmaz, olmamalıdır. Bizim sektörümüz hakkında karar alıp düzenleme yapıyorsunuz, bizi çağırmıyorsunuz görüş almıyorsunuz.

Görüşü alınan ve toplantıya çağırılan kurumlar arsında İTO temsilcisi de var deniliyor. Ben özellikle İTO’da sektörümüzün bağlı olduğu 23 No Yolcu Taşımacılığı ve Seyahat Hizmetleri Meslek Bomitesi Başkanı ve sekreteryasına sordum konudan haberleri yok; görüş sorulmamış  ve bu konuda hiçbir UKOME toplantısına davet edilmemişler.

Bizim sektörümüz hakkında karar alıyorsunuz, sektör temsilcisi olarak federasyonlarımızı, derneğimizi davet etmiyorsunuz; bu işten menfaat sağlayacak gurupları davet ediyorsunuz bu durum manidar değil midir?

 

Kararın özüne inersek; öncelikle tepki çeken en önemli maddelerden birincisi, araçlara getirilen yaş sınırlamasıdır.

 

Turizm taşımacılığında kullanılacak taşıtların 0-5 yaş aralığında olması şartı getirilmiş bulunulmaktadır. Hangi hak, yetkiyle ve gerekçeyle böyle bir karar alınıyor? Anlamakta güçlük çekiyorum. Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği’nde B2 ve D2 türü yetki belgesine kayıtlı araçların yaş sınırı 20 yaş… Bu durumda bu uygulama kanun ve yönetmelik hukümlerini yok saymıyor mu?

 

Bu yetki belgeleri altında İstanbul’da faaliyet gösteren 160 işletmenin yaklaşık 2 bin 500 adet aracının en az yüzde 20’si 5 yaştan yaşlı durumdadır. Bırakın Türkiye’yi dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir sınırlama yok. Taşıt TÜV’den geçiyorsa ve yolcu taşımaya uygunsa hiçbir kısıtlama getiremezsiniz. Egzos emisyonu ve çevre sorunu bile muayene istasyonu vasıtasıyla engellenir.

 

Yetki belgesine kayıtlı yurtiçi ve yurtdışında hiç bir engelle karşılaşmadan çalışabilirken, hangi akla ve mantığa uydurularak bu kısıtlama  getiriliyor. Biz bu kadar zengin bir ülkemiyiz AB Üyesi ülkelerde bile 20 30 yıllık araçlarla yolcu taşınıyor.

 

Ekonomik ömrünü tamamlamamış ve işletmenin envanterinde kayıtlı bu pahalı yatırıma araçların atıl duruma düşürülmesi, ülkemize ve İstanbul’a ne kazandıracaktır? Taşımacının elinde atıl kalan bu arçların nasıl değerlendirileceği meçhuldür. İşletmeciler ve taşımacıların bu işten büyük zarar göreceği açıktır. 6 yaşındaki yetki belgesine kayıtlı taşıtlar ne olacaktır, bu çelişkili bir durumdur. Belediyenin bu kaynak ve sermaye israfına sebep olmasının gerçek sebebi nedir? Araç yaşına sınırlama getirilmesi kimin talebidir?

 

‘Turizm taşımacılığı hizmetinin gerçek ve tüzel kişilere ait özmal taşıtlar ile yapılmasına’ deniyor. Yani işletmeler, özmal taşıtlarının dışında sözleşmeli olarak çalıştırdıkları araçlara izin belgesi alamayacaklar. Yasa sözleşmeli taşıt çalıştırmaya izin veriyor. İBB ve UKOME  İzin vermiyor?

 

‘İBB Toplu Ulaşım Yönetim Merkezi’ne üye olması gerekli techizatın bulundurulması ve çalışır durumda olması’ deniyor. Burada üye olunması ne anlama geliyor anlayamdık!  Toplu ulaşım yönetim merkezinenden kasıt İBB Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü ise zaten izin belgeleri bu müdürlük tarafından düzenleniyor. Yönetim merkezi nedir anlayamadık?

 

‘Okul servis taşımacılığında kullanılan taşıtlar ile yapılacak turizm taşımacılığı faaliyetlerinin sadece okulların yaz tatiline girdiği üç aylık süre aralığında kullanılmasına’ deniyor.

Bu maddede istenen okul taşıtları 3 aylık dönemde turizm taşımacılığı yapabilsinler, iyi güzel de öyle bir talep ve ihtiyaç mı var! Turizm taşımacıları araç mı bulamıyorlar? Yurt genelinde yetki belgesine kayıtlı 40 bine yakın araç var. İstanbul’da 2500 yetki belgesine kayıtlı araç boş yatıyor siz yeni atıl kapasite yaratıyorsunuz. Turizm sektörünün yaşadığımız sorunlar nedeniyle ülkemize turist gelmiyor.

İstanbul bu sıkıntıyı yaşarken, ‘turzim taşımacılığı sektöründe böyle bir ihtiyaç var mı’ diye ilgili kurumlara sormadan okul araçlarına izin çıkarıyorsunuz!  Servis araçları yetmedi okul araçlarını da bu işe sokun turizm taşımacılığını İstanbul’da tamamen bitirin. İşsizlikten insanlar birbirini yiyor, rekabet almış başını gidiyor, araç parkları ağzına kadar dolu, aylardır millet marşa başmamış, siz dünyadan habersiz sanki ihtiyaç varmış, mevcut araçlar yetmiyormuş gibi alel acele karar alın, kaçak ve korsan taşımacılığın önünü açın.

 

Ukome kararını Dernek olarak yargıya taşıyoruz.  Öncelikle, yürütmeyi durdurma ve iptal davası açacağız. 2011yılında açtığımız ve geçen hafta yargıtayda kazandığımız dava ve gerekçeli kararı, bizim haklı olduğumuzun en önemli göstergesidir. İBB ve UKOME’den direnmeleri yerine kararı uygulamasını bekliyoruz.

Karayolu Taşıma Kanunu çerçevesinde faaliyetleri tanımlanmış işler için yetki belgesi almak yasal zorunluluktur. Bu mevzuata uymayan, yetki belgesi alamyan tüm taşımacılar kaçak ve korsan durumundadır. Kanun ve yönetmeliklerden doğan yetki, sorumluluk ve düzenlemeler, her kurumun keyfine ve isteğine göre uygulanamaz; tüm kurumlar uymak zorundadır.

 

Turizm taşımaları da 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği kapsamındadır. Arızi ve grup taşımacılığı olarak tarif edilmiş tanımlanmıştır. Bu konuda belediyelerin bir düzenleme yetkisi yoktur. Yaptığı düzenlemelrde ilgili kanun hükümlerini dikkate almak zorundadır. Belediye mücavir veya yetki alanında izin belgesi düzenlemesi uygulaması farklı bir şeydir; yetki belgesinin üzerinde değildir.

Hukuki dayanagımız.

KARAYOLU TAŞIMA YÖNETMELİĞİ

MADDE 5 – (1) Bu Yönetmelik kapsamına giren taşımacılık, acentelik, taşıma işleri komisyonculuğu, taşıma işleri organizatörlüğü, nakliyat ambarı işletmeciliği, kargo işletmeciliği, lojistik işletmeciliği, dağıtım işletmeciliği, terminal işletmeciliği ve benzeri faaliyetlerde bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin yapacakları faaliyetlere uygun olan yetki belgesini/belgelerini Bakanlıktan almaları zorunludur.

Mevzuata uygun taşımacılık faaliyeti yapılması ve yasaklar

MADDE 8 – (1) Karayolu taşımacılık faaliyetlerinin ikili ve çok taraflı uluslararası anlaşma ve sözleşmelere, Kanuna, bu Yönetmeliğe ve ilgili diğer mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesi esastır. Buna göre:

ğ) (Değişik:RG-4/5/2016-29702)  14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu ile 5/10/2007 tarihli ve 26664 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Seyahat Acentaları Yönetmeliği hükümlerine göre kurulmuş seyahat acentalığı belgesine sahip olanların, yaptıkları organizasyonlarda verecekleri hizmetlerin kapsamına karayolu taşımacılığını da dahil etmeleri halinde; gerçekleşecek taşıma yurt içi ise A1, B2 veya D2, uluslararası ise A2 veya B2 yetki belgesi alarak taşıma yapmaları veya bu taşımaları söz konusu yetki belgesi sahiplerine yaptırmaları şarttır.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."