• Dolar Alış / Satış: 3.521 / 3.528
  • Euro Alış / Satış: 4.133 / 4.141
  • ISTANBUL:
  • Güneş: 06:10
  • Öğle: 13:15
  • İkindi: 17:01
  • Akşam: 20:07
  • Yatsı: 21:36
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Türkiye 2’nci kez Kurtuluş Savaşı Destanı yazmıştır…

26 Temmuz 2016
Türkiye 2’nci kez Kurtuluş Savaşı Destanı yazmıştır…

15 Temmuz’da Türkiye büyük bir badire atlattı. Bu badire sonrası her şey değişmeye başladı. Ortadoğu ve Türkiye üzerinde oynanan oyunları, medyada tüm çıplaklığı ile izleme olanağı bulduk ve dehşete kapıldık.

İlk gün, ilk saatlerden itibaren İstanbul’da tankların önüne yatan, mermilere göğsünü siper eden vatandaşlarımızın verdiği cesaret, sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı ve güçlü duruşu, sayın Başbakanımızın ilk andan itibaren gösterdiği direnç, cesaret ve basiret hakikaten bizleri çok onurlandırdı ve gururlandırdı.

Türk Milleti bugün bu sayede, hür ve demokratik bir ülkede yaşama şansı buluyor. Aksi takdirde vesayet altında, okyanus ötesinden yönetilen bir ülkede yaşamak zorunda kalacaktık. Ancak kahraman halkımız, adeta Kurtuluş Savaşı gibi bir mücadele gösterip bizlerin bu hür ülkede yaşamamızı sağladı.

Bu hainler Türk kanı taşıyarak, Türk kimliği taşıyarak; Türkiye’nin tarihinden gelen sağlam kökleri, güçlü vücudu ve dallarıyla geleceğe yönelik yeniden doğuşunu engellemeye çalıştılar.

Olayın köklerinin çok daha derinlerde olduğunu gördük. 1970’ler hatta 1950’lere kadar dayanan ‘Türkiye’yi sömürge yapma fikri’nin bu hareketin içinde olduğunu gördük. Bu bağlamda Fetullah Gülen Türkiye’ye iade edilmezse, ABD’nin de bu işte parmağı olduğu kanıtlanmış olacaktır.

Bakın acı gerçekler bir bir ortaya çıkmaya başlıyor. Bu hainlerin Türkiye’yi bataklığa sürüklemek için ne planlar yapmış. Şimdi görüyoruz ki, Rus uçağının düşürülmesi de bunların çirkin planlarından birisiymiş. Rus uçağının düşürülmesi Ortadoğu’daki dengeleri bir anda değiştirmiş, bizim de turizm sektörümüzde çok derin yaralar açmıştı. Rusya ile ilişkilerimizin kalıcı olarak bozulmasını sağlamak isteyen de bizzat Fetullah Gülen’miş. Eğer iade edilmezse, ben diyeceğim ki; o tiyatroyu da planlayan Amerika idi.

Fetullah Gülen’in Türkiye’ye iade edilmesi için bütün koşullar oluşmuştur. Bizim kutsal ocağımız olan Türk Ordusu’nu bu kadar bölüp parçalamaya çalışan bir insanın Türkiye’ye iade edilmemesi, bir uluslararası suçtur, insan hakları ihlalidir. Dolayısıyla iade edilmemesinin sonuçları çok ağır olur.

Bugün ordumuzun içinde, eski siyasetçilerimizin de gafletlerini görüyoruz. ‘Her şeyden bir hayır doğar’ derler ya, bugün her şey gün gibi ışımaya başladı. Bu musibetle Türkiye bu kansızların kökünü tamamen kazıma imkanı elde etti.

Milletçe  görüş, siyasi parti farkı gözetmeksizin, bu vatan için birlik ve beraberlik içinde olmamız gerekmektedir. Milletin olanaklarıyla okuyan, üniforma giyen ve silah tutan o Fetullah’ın askerlerine, FETÖ askerlerine ‘Türk askeri’ demeye dilim varmıyor; lanet ediyorum, lanet okuyorum.

Ayrıca devletin kurumlarının da bir özeleştiri yapması gerektiğini düşünüyorum. Bu gaflete adım adım ülke ilerlerken, sınav soruları çalınırken, vatanperver Türk Askerleri Balyoz adı altında zindana atılırken, bu kalkışmayı haber alıp da yetkililere bildirmemek gibi yapılan tüm hatalarla hesaplaşılmalıdır. Bu ihanete göz yumanları ihbar etmemiz için bir sistem kurulmalı, devletin tespit edemeği, fakat bizim şahit olduğumuz hainleri, ihanete düşenleri devlete ihbar etme imkanı elde etmeliyiz.

Az evvel söylediğim gerekçelerle, OHAL doğru bir karar olmuştur. Bunu dünyaya doğru anlatmamız lâzımdır. Türkiye şu an dünyada OHAL uygulanması lazım olan ilk ülkedir diye düşünüyorum. Fransa’da 80 kişi öldü diye OHAL uygulayan hükümetin Dışişleri Bakanı, bizim Cumhurbaşkanımıza dil uzatamaz.

Cumhurbaşkanımız onlara gereken cevabı veriyor. Soğukkanlı ve vakur duruşu ile beraber bizlerin Başkomutanı olduğunu gösteriyor. Biz kendisine teşekkür ediyoruz. Ülkemizi cesareti, dik duruşu, basireti, eğilmez yapısı ile ayağa kaldırmıştır. Tabii ki halkın ve siyasilerin de desteğini arkasına alarak… Dolayısıyla tüm Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’na sahip çıkması, Cumhurbaşkanı’nın da yine ayrım gözetmeden tüm milletini kucaklaması lazımdır.

Milletimiz görüş farklılığı gözetmeden, meydanlara sahip çıkmıştır. Demokrasi şöleni yapmıştır, yapmaya devam ediyor. Bu tarih resmi bayram olarak ilan edilmeli; çünkü bu kadar anlamlı bir bayram olamaz. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ikinci aynı öneme sahip gün, bugündür. Çok daha sinsi bir düşmana karşı kazanılan bir Kurtuluş Savaşı’dır bu! Bizi içeriden vurmaya çalışanlara karşı kazanılan bir Kurtuluş Savaşı’dır.

Türkiye büyük bir sınav vermiştir, cesaretini, basiretini, boyun eğmeyişini tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiştir.Tanklara, bombalara, mermilere göğsünü gere gere yürüyüp şehit düşen vatandaşlarımıza minnetarız. Gelecek nesillere hür, demokratik bir ülke bırakmak için gözlerini kırpmadan ölüme yürüdüler. Onları şükran ve minnetle anmalıyız.

Televizyonlarda o gece yapılan kahramanlıkları izlerken çok duygulandım, tüylerim diken diken oldu, gözlerimin dolmasına mani olamadım. Sayın Başbakanımızın dediği gibi; başörtülü bir kadın yanında başı açık bir kadınımızla, arkasında milletle beraber Kurtuluş Savaşı’na gider gibi yürüdüler. Bu kadınlarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız o gece bir destan yazmışlardır. Bugün değilse bile on sene sonra bu destanın önemini kavrayacağız. Türkiye, kendi önünü açmıştır bu destanla. Ortadoğu’da, komşularımızla bizi kötü yapmaya çalışanların kimler olduğunu bir kez daha görmüş olduk.

Bu gaflet ve ihanet kalkışmasına karşın, tüm cesareti, imanı ve basiretiyle dimdik duran başta Cumhurbaşkanımız, Başbakanı’mız olmak üzere tüm siyasi parti liderlerinin tavırlarının alkışa ve takdire şayan olduğunu düşünüyorum. Hep beraber ülkenin önünü açmışlardır.

Biz de geçtiğimiz günlerde Odalar Birliği olarak Ankara’da Meclis’te büyük bir sınav verdik. Sayın Meclis Başkanı’mızla görüştük, birlik beraberlik kararlılığımızı gösterdik.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."