• Dolar Alış / Satış: 3.66 / 3.667
  • Euro Alış / Satış: 4.326 / 4.334
  • ISTANBUL:
  • Güneş: 07:13
  • Öğle: 12:56
  • İkindi: 15:55
  • Akşam: 18:26
  • Yatsı: 19:46
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Yönetmelik ‘iş olsun’ diye değiştirilmemeli

3 Nisan 2017
Yönetmelik ‘iş olsun’ diye değiştirilmemeli

SEKTÖRÜN gündemindeki önemli konuların başında, çalıştay sonrası şekillenmeye başlanan ‘Karayolu Yolcu Taşımacılığı Mevzuatı’ndaki değişiklikler yer alıyor. Öncelikle şunu vurgulamak istiyorum; Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin neleri karşılaması gerektiğinin çok iyi algılanması lazım. İş olsun diye yönetmelik değişikliği olmamalı. Biz de TOF olarak, TOBB Sektör Meclisi olarak, yeni düzenlemelerin neleri düzenlemesi gerektiği konuda tespitlerimizi ortaya koymak durumundayız.

Mevcut “Karayolu Yolcu Taşımacılığı Yönetmeliği” son yıllarda ulaşım sistemlerinde yaşanan hızlı değişim ve dönüşümün yarattığı talepleri karşılamadığı için yeni düzenlemeler kaçınılmaz hale gelmiştir.

Yeni düzenlemeler ile ilgili Sektör Meclisi olarak önerilerimiz ise şunlar:

-Kaynak israfını önleyerek kapasite kullanımı ve verimliliği artırmalıdır…

-Taşıma Kanunu’nda öngörülen Mesleki Yeterlilik, Mali Yeterlilik ve Mesleki Saygınlık kavramlarını güçlendirmelidir.

-Ulaşımda hız, güvenlik, konfor ve ekonomi taleplerini en yüksek oranlarda karşılamalıdır…

-Her taşıma modunun kendi yolcusunu taşıyacak şekilde “Entegre Taşımacılığın” önündeki engelleri kaldırmalıdır…

-Ulusal ve yerel ulaştırma altyapıları, kullanıcıların sistemler arası geçişini hızlandıracak  şekilde entegre edilmelidir…

-Hat esası ile taşımada düzeni sağlamalıdır…

-Hizmet kalitesini artırmak ve tüketici haklarını korumak için taşıtlar ve hizmetler sınıflandırmalıdır…

-Akıllı sistemleri etkin kullanarak denetim ve yürütmede bürokratik işlemler azaltılmalıdır…

-Lastik tekerlekli sistemin erişme imkanları dikkate alınarak yolculuklar eziyet ve maliyet olmaktan çıkarılmalıdır…

 

***

BİR diğer ana gündem maddemiz ise, İstanbul’daki otogarlardır. Yeni otogar konusunu sürekli gündemde, belli ki birileri bunu kaşıyor. Birgün oraya birgün buraya; Habipler Köyü konuşuldu, Tayakadın konuşuldu, şimdi de Işıklar bölgesi deniyor. Hep söylüyorum, söylemeye de devam edeceğim; otogar konusunda atılması gereken adımlar, İstanbul halkına eziyet etmeyecek şekilde planlanmalıdır. İstanbul’u yönetenlerin de sorumlulukları bunlardır. İstanbul’da 3 tane ana koridor oluştu: Birincisi Kuzey Anadolu Otoyolu, ikincisi TEM Otoyolu, üçüncüsü ise D-100 Karayolu. Artık bunların her biri birer köprüyle Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlıyor.

Bu koridorlardan eğer biz 3.Köprü’yü kullanacaksak, otobüslerin hareket alanını cep terminalleri ve otogarları TEM ile Kuzey Anadolu Otoyolu arasında yapılandırmamız lazım. TEM ile D-100 arasında da yolcu hareketlerini planlamamız lazım. Peki bu nasıl olacak? Öncelikle şunun altını net olarak tekrar çiziyorum; Bayrampaşa Otogarı ıslah edilmek suretiyle mutlaka yerinde kalmalı. Anadolu yakasında ise yine yeni kalkış noktası olarak TEM koridorunda daha küçük ölçekli bir otogar yapılmalı. Otogar, Anadolu yakasından ilk kalkış yeri olarak planlanmalı ve bölgenin ihtiyaçlarını karşılamalı. Otogarın Kurtköy bölgesinde yapılması lazım. Bugün için Formula1 Pisti’nin olduğu yer gündeme getiriliyor. Kuzey Otoyolu ordan geçmiyor, oraya ayrı bir bağlantı koymak; yolcunun gelmesini, gitmesini, otogara girip çıkmasını eziyete dönüştürecek.

Anadolu Otogarı da mutlaka TEM ile Kuzey Anadolu Otoyolu’nun kesişme noktalarında yer almalı ki, giriş-çıkışı kolay olsun. Biz  Trakya istikametinden gelip giden yolcular için Ispartakule veya Hadımköy bölgesinde bir aktarma merkezi, bir terminal olması gerektiğini söylüyoruz. Aynı şekilde bir de Anadolu yakasındaki sahil koridoru dediğimiz Kartal, Pendik, Tuzla, Maltepe’den yolcuları ters istikamete, batıya getirmek yerine Kurtköy’e indirip sahil koridoruna otobüsler ile taşımamız lazım.

Otobüsler şayet Avrupa yakasına geçecekse, oradan direk Avrupa yakasına çıkmalı. İstanbul’da bu şekilde planlama olmadığı taktirde, sektör büyük yaralar alacaktır. Zaten uzun mesafeli yolcular uçağa gitti, kısa mesafe de trene doğru kaydı. Otobüsçülük daha bölgesel hale geliyor. Türkiye’deki ulaşım otoritelerinin bu gerçeği gözardı ederek, alacakları her karar gelecekte telafisi olmayacak sorunlara yol açacaktır. Bunun bedelini sadece otobüsçüler değil, halk da ödeyecektir.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."