• Dolar Alış / Satış: 3.509 / 3.515
  • Euro Alış / Satış: 4.178 / 4.185
  • ISTANBUL:
  • Güneş: 06:44
  • Öğle: 13:04
  • İkindi: 16:27
  • Akşam: 19:10
  • Yatsı: 20:30
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Zor günler…

26 Temmuz 2016
Zor günler…

ÇOK değil bir hafta önce yaşanan bir darbe girişimi var ortada. Bunun üzerine yapılan birtakım operasyonlar, tüm kamu personelinin izinlerinin iptali ve işbaşına çağrılmaları. Bir haftadır tüm yurtta yaşanan gergin bekleyiş ve tüm bunların tuzu biberi niteliğinde bir olağanüstü hal açıklaması. Ülkemizin yaşamakta olduğu bu sıkıntılı dönemde elbette birtakım yaptırımlar olacak, bizler de vatandaş olarak bu konuda üzerimize düşeni yapacağız. Kişisel menfaatlerin toplumsal menfaatlerin üzerinde tutulmasına da her zaman karşı olmuşumdur. Yüce önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.’ sözünü ilke edinmiş bir fert olarak bu vatanın tüm fertlerinin aynı çizgide olduğundan adım kadar eminim. Gelgelelim, bir de ortada günümüz gerçekleri var. Ülkece yaşamakta olduğumuz bu zor günlerin hepimize ödetmeye başladığı ve bir süre daha ödeteceği ekonomik ve sosyal birtakım bedeller söz konusu. Vatan müdafaasında bedel aranmaz, bu konu tartışmaya bile açılamaz. Lakin günümüz şartlarında vatan müdafaasının güçlü ve daim olabilmesi, biraz da ekonomik güce bağlı.

Son günlerde yaşanan olumsuz gelişmelerin vatandaşlar üzerinde yarattığı gerginlik, beraberinde henüz yeni yeni hissedilmeye başlanan bir ekonomik durgunluk getirdi. Bu durgunluk eğer kısa sürede aşılmazsa, ülkemizi ve bu ülkenin vatandaşları olarak bizleri ileride çok daha zor günler bekliyor olacak. Bu nedenledir ki bizler, bir yandan vatanımızı ve hak ve özgürlüklerimizi savunmayı bir an bile bırakmazken diğer yandan yaşanacak olası bir ekonomik buhranın önüne geçmek için neler yapılması gerektiğini düşünmeliyiz. Son bir haftada yaşanan gelişmelerin ekonomik dalgası henüz yeni sahile vurmaya başladı. Burada bahsettiğim; uluslararası ekonomi, serbest piyasa ya da borsa endeksleri değil. Bahsettiğim piyasa ekonomisi, yani vatandaş ile mahalle esnafı arasındaki döngü. Vatandaş, geçen hafta cuma gecesi yapılan müdahale girişiminin öncelikle kendi hak ve özgürlükleri üzerine yapılmaya çalışıldığının farkında. Dolayısıyla o günden beri vatandaş hak ve özgürlükleri konusunda endişeli. Piyasa ekonomisinin temel kurallarından biri; tedirginlik ile alışveriş ters orantılıdır. Yani; kişi hak ve özgürlüklerinden, daha basit bir deyişle geleceğinden ne kadar endişe duyarsa, yapacağı harcamaları o kadar kısar. Bu nedenle havadaki bu gerginliğin bir an önce dağıtılması, bu endişeli bekleyişin bir an önce sona erdirilmesi ekonominin çok daha hızlı bir şekilde toparlanıp kısa vadede yükselişe geçmesi için şart.

Bu ekonomik dalgadan en çok etkilenen ve etkilenecek sektörlerden birisi şüphesiz biziz. Seyahat etme özgürlüğü, anayasada kişi hak ve özgürlükleri arasında tanımlanmıştır. Gelgelelim, kişinin bu özgürlüğünü kullanabilmesi için öncelikli olarak bu özgürlüğe sahip olduğuna inancının tam olması gerekir. Mevcut gerginliğin sektörümüz üzerinde yaratmaya başladığı ve giderek artacağından endişelendiğim olumsuz etkinin sebebi de tam olarak, vatandaşın bu konuda yaşamakta olduğu endişedir. Sektör yavaş yavaş sezon ortası bir durgunluğa sürüklenmekte ve bu sürüklenmeye bir çare bulunmazsa şayet ekonomik olarak çok ciddi sıkıntılar yaşanabilir. Üstelik genelde yaşanacak bir ekonomik sıkıntı, sektörün içine girmeye başladığı sıkıntılı süreci daha da tetikleyebilir. İnsanoğlu ekonomik olarak sıkıntılı bir sürece girdiğinde ilk iş olarak harcamalarını kısmaya başlar. Gıda ve barınma gibi zaruri ihtiyaçlar dışındaki harcamalarını ise; olası darboğaz, yoksunluk ve kriz ortamlarında uzunca bir süre durdurabilir. Seyahat etmek birçoğumuzun zaruri ihtiyaçlar listesinde yer almaz. Bu nedenledir ki, gidişatı baştan sezip suyun akışını değiştirmek için gerekli önlemleri almak şart. Sektör temsilcileri başta olmak üzere, tüm sektör mensuplarının bu konuda ellerini taşın altına koymaları da şart. Bizler elimiz yettiğince dilimiz döndüğünce ülkemizde seyahat özgürlüğüne engel olacak bir ortam olmadığı gerçeğinin çığırtkanlığını yapmayı görev addetmeliyiz. Özellikle sektör temsilcileri ulaşabildikleri her mecrada, basın ve medyada bu konuyu sık sık dile getirmeliler.

Ne demiştik; mevzuu bahis vatansa gerisi teferruattır, vatan müdafaası için ise güçlü ekonomi şarttır.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

Kategoriler

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

UYARI ; "gulegule.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Güle Gele Gazetesi’ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez."